













Ben ölünce benim için ağlar mısın?
Ali Zengin’in “BABA” romanından bir bölüm “Sarsak Ses” serisine uyarlanmıştır.
“Ustam duydun mu Yücel Çakmaklı da öldü. Çok üzüldüm duyunca.”
“Ölüm Allahın emri be Sarsak bizim de başımıza eninde sonunda gelecek değil mi? Herhalde hayatta herkesi olduğu gibi seni de en çok ölüm üzermiş. Bunu görmek de güzel farklı değilsin yani.”
“Tabii ki ustam. Ölüm, ölüm beni çok üzer.”
“En çok ölümün neyi üzer seni?”
“Bir daha gelmemek, görmemek çok kötü. Öyle değil mi sence de?”
“Ben ölünce de mi çok üzüleceksin?
“Sen ölecek misin Ustam? Amanin işsiz mi kalacağım şimdi ben? Süklüm püklümlüğe devam yani.”
“Ulan hemen cıvıtma. Herkes gibi ben de öleceğim tabii. Sen de öleceksin.”
“Evet, öylesini biliyorum. Ben çok ağlarım ama sen ölünce.”
“Evet, vefalı bir çırak ustasının arkasından ağlar tabii.”
“Yok öyle değil. Çok ağlarım. Hiç durmam. Hep hep hep…”
“Senden bana bir söz vermeni istiyorum Sarsak Ses.”
“Tamam veriyorum.”
“Dinlemedin ki ne diyeceğimi. Niye söz verdin?”
“Sen, ben ölünce ağlama diyeceksin ben de tamam desem de ağlayacağım.”
“Mutlaka az çok ağlayacaksın. Ne zaman olacağını bilmiyoruz ama öldüğümü düşün! Neden ağlarsın ki benim ölümümden sonra?”
“Neden olabilir ki? Bir daha seni göremeyeceğim diye ustam.”
“Başka, sadece onun için mi?”
“Ayda az da olsa maaş verirsin ona da ağlarım. Günlerin geçmesinin pek önemi kalmaz. Takvimlere de bakmam. Para yok yani.”
“Sadece bu mu yani? Sen böyle Sarsak iken öleceğim diye bir kaide yok ya. Sen usta olunca ölürüm belki.”
“Sadece bu değil, bir daha çikolata almazsın, elbise kim alacak bana? Gezmeye gidemeyiz. Hatice teyze yalnız kalır. Bana sorduklarında ustam var diyemem. Kızgın ateş gibi de olsan olman çok güzel. İşte bundan ağlarım.”
“Tamam. Şimdi bana söz vermeni istiyorum.”
“Verdim ya. Versem de ağlayacağım arkandan.”
“Ağlayacaksın ama lütfen ben öldükten sonra benim için ağlar mısın?”
“Nasıl oluyor bu Ustam ağlayacağım ya işte.”
“Benim için ağla! Kendin için değil. Bütün bu söylediğin sebepler, senin için ve başkaları için değil mi? Göremeyecek olmanız tamamıyla sizin için değil mi? Ustam öldü artık bundan sonra nasıl yaşayacağız diye ağlıyorsun sen. Ne yaparız artık Ustamsız diyorsun.”
“Tamam, işte Ustam bunun için ağlıyorum. Yalnız ne yaparım ben? Aç kalırım mesela? Ölme olur mu?”
“Ölmeden bana ölü gibi davranmaya başlama Sarsak Ses. Eğer böyle davranırsan bu hareketin beni iki kere öldürür. Eninde sonunda öleceğim. İşte bu yüzden bana söz ver! Benim için ağla! Kendin için değil.”
“Tamam. Tamam. Uzun zamandır ağlamamıştım. Neyle sileceğim bu gözyaşlarımı ya? Ne diyeceğim? Senin için nasıl ağlayacağım Ustacığım.
“Şimdi ağlamayacaksın. Ben ölünce ağlayacaksın! Allah’ım ustamın günahları çoktu onları affet diye ağlayacaksın! Ölenin diğer taraftaki hâlini düşünmek daha mantıklı değil mi?”
“Çok mu günahın var Ustam senin? Benimkiler helal olsun. Beni dövdüklerin filan…”
“Olmaz mı hem de çok. Çok kişinin kalbini kırdım. Hakkını yedim. Üzdüm. Yalan söyledim. Bu yüzden diyorum benim için ağlayacaksın. Dua edeceksin!”
“Tamam ustam. Senin için ağlayacağım. Ben de senden bir şey istiyorum. Nasıl ben senin için ağlayacaksam ne olursun sen de benim için ölme!”
“Ah Sarsak ah! İnan hiç kimse kimse için ölmez. Anne yavrusu için bile ölmez. Sadece o kaçınılmaz an geldiği için ölür.”
bu usta cirak hikayeleri müthis