













Bize şunu belletiyorlar; Türkiye : güçlü bir ülke, Ortadoğu da etkin , söz sahibi.. Belleyemiyorum. Bir değil bin kerede bu tekrarlansa artık bunu belleyemiyorum. AB ve ABD ve uluslar arası antlaşmalar, zirveler ülkemizin rotasını çiziyorken, ülkemin güçlü olduğuna inanamıyorum. Zorla mı yani! Elimde değil. Daha da kötüsü iç siyaset diye de bir şey yok. Siyasette yok aslında. Sadece anlaşmalar gereği uyulması ve değiştirilmesi gereken kanunlar var, ‘’Ulusal Programlar’’ var . Anayasayı değiştir. Kıbrıs Rum Kesimi Tanı Ambargoyu Kaldır, Kamu Yönetiminde Reform Yap , jandarma teşkilatı -Silahlı Kuvetleri - polis vazife kanunları : Değiştir, Sayıştayı değiştir,Yargıda Reform, Türkçe dışında başka dili kullan,GAP a reform, kara mayınlarını temizle- temizlet,yabancı mülkiyete yönelik kısıtlamaları kaldır, ulaşım- petrol boru hatları, tarım sektörü, kobiler, fikri mülkiyet vs. vs. Bu mudur yani.. Onlar değiştir diyecek, yap diyecek sende yapacaksın.. Neymiş AB neymiş Büyük abi ABD, neymiş anlaşma gereği.. Birgün ‘ biz bu anlaşmaları tanımıyoruz’ derseler ne olacak :)
Eskiden ‘’Yurtta Barış Cihanda Barış’’, ‘’Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’, ‘’Ya İstiklal Ya Ölüm’’ ‘’Hattı Müdafa Yoktur Sathı Müdafa Vardır ve O Satıh Bütün Vatandır’’ diyen ülkemin yeni ‘’Misyon ve Vizyon ‘’ nu nedir bilmiyorum. Yola devam .. Yol nereye varıyor. Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz da gündüz gece, bilmiyoruz da ne haldeyiz ama gidiyoruz gündüz gece.. Mesela Açılım Konusun da yola devam etmekte inat ediyoruz ; Oh ne güzel ! Açılımla birlikte Kuzey Irak tasfiye ederken teröristleri ve desteklerken Türkiye de ki Açılımı (Kürt & Demokratik) bu arada kendisi ‘’Kürdistan Ordusu’’ kurulma sinyalleri veriliyor ama algılayamıyoruz(3G de var).
Ve ilginç olanda Türk Ordusu kapsamlı bir şekilde yıpratılırken durum sanki orta okul da tarih dersinde gördüğümüz Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı gibi: ordu zayıflatılmış ( cephaneleri elinden alınmış, askerler terhis edilmiş), her yerde yabancılar ( subaylar, ajanlar, memurlar), ve cemiyetler.
Şimdi yazının başında belletilmeye çalışılan Türkiye ile benim gördüğüm Türkiye arasında fark var.. Ordu zayıflatılmaya çalışılıyor mu? Yabancı sermaye, uluslar arası örgütler ülkemizde fink atmıyor mu?, Vakıflar, dernekler almış başını gitmemiş mi? Ya halk:umudunu;çaputlara, turbelere, TOKİ nin 1+1 lerine bağlamış, işten çıkarılmış, özel hastaneler, özel okullar, özel kreşler,özel üniversiteler le haksız rekabete maruz kalmış,zekatının, sadakasının, kurban parasının, işsizlik parasının üzerine çökmüş dernekler vakıfların baskısı altında ezilmiş, yolsuzlukları göremeyecek kadar kör edilmiş…
Belleğiniz ne diyor? Güç kimde?
