











Seçimler yaklaşırken parti liderlerinin etekleri tutuşmaya başladı. Ne yapsak ne etsek diye ellerini ovuşturuyorlar. Kafalarında gezen tilkiler, inlerinden çıkmaya başlıyor.
Ve tilkiler sahneye yeni (aslında demode olmuş sunum bunlar) sunumlarla çıkıyorlar…
Biliyoruz ki biz bu sahneleri çok gördük.
Ama her defasında yiyoruz.
Hep o safiyane hülyalara dalıp:“ Bu sefer bu parti güzel şeyler yapacak, inanıyoruz” diyoruz.
Dedim ya, seçimler yaklaştı, e buna tekabülen oy toplamalar başladı.
Partiler hangi değerden prim yaparız mantığıyla kendilerinden geçtiler…
Evet, altını çiziyorum “kendilerinden geçtiler”…
En sıcak olay, CHP partisi…
Kendisinden o kadar geçti ki, laikcilerin deyimiyle irticacı oldu, çıktı… Düne kadar başı örtme diye bir şey yoktur, takılsa bile şöyle boyun altından bağlanmalı, saçın bir kısmı görünmeli diyen lider şimdi : “Biz başörtüsüne mecliste, üniversitede, kamu merkezlerinde karşıyız, onun haricinde takılabilir.” diyor.
Başörtüsü Baykal zihniyetine göre sadece, cenazede, kışın, kar yağmur yağdığında, Ramazan ayında takılabilir. Ha bir de CHP partisine gelirken masumane takabilirsiniz… Eee nede olsa randımanı bol bir mevzu…
Velhasıl, AKP, SP başörtüsünü siyasete sokarsa irticacı, oy toplama hileleri… CHP siyasete sokarsa masumane…
DSP partisi soruyor: “Madem başörtüsüne karşı değildiniz, altı ay önce mahkemede ne işiniz vardı?” Güzel ve yerinde bir soru.
Madem karşı değildiniz, neden inancı gereği örtünmeleri siyasi simge olarak nitelendirip üniversiteye alınmasına karşı çıkıyorsunuz?
Cevabı açık, çünkü seçimler yaklaştı.
Tamam, ben karşı değilim bu tablonun sergilenmesine, zaten Türkiye’nin istediği özlenen manzara da budur.
Ama dünya görüşünüz değiştiyse bilelim ve dikkat edelim değiştirilenin oy pusulasının yönü olmamasına…
Başta da demiştim, kendilerinden geçtiler de, Atatürk’ün partisine çarşaflıları da üye yaptılar.
Parti içinden sözler yükseliyor: “ Atatürk çarşafla mücadele etmiş ve çarşaflılar partiye üye olamazmış”…
Bu cümleyi söyleyenin ya tarih bilgisi, okuması yok ya da gözlerinde bozukluk var. Okumasını bilgili olmasını geçiyoruz da ilkokuldan beri Atatürk köşesinde bulunan Atatürk’ün annesini ve kız kardeşinin resmini de mi görmemiş.
CHP milletvekillerinin böyle bir düşünceye sahip olmasına rağmen Baykal’ın yaptığı bu girişimi nasıl değerlendirebiliriz…
Bu olaya bir de pozitif bakarsak,
Baykal vizyonunu değiştirdi, uzlaşmacı bir lider olacak ve yapıcı muhalefet yapacak…
Her şey tamam. Peki neden şimdi, neden seçime beş kala?
