













Öylesine zor ki bu konu hakkında yazı yazmak, yazsan ayrı
dert, yazmasan ayrı…
Evvela haberi yapan muhabir arkadaşın adını bile hatırlamıyorum lakin ona sesleniyorum; “Senin yaptığını görünce kısa bir dönemde olsa yerel anlamda gazetecilik yaptığım, Gazete Kadıköy’de bana bu mesleği yapıyorsan masa başı haber yapacak kadar düşmemeyi öğreten Engin Aktel’i bir kez daha andım. O dönem ‘Bu Yakanın Çocukları’ adlı bir röportaj dizisi hazırlayacaktım. Bu teklifi kendisine yazı işleri müdürüm Ali Hasdemir vasıtası ile götürdüğümde; ‘hadi önce gazeteciliği öğren adam sana akım diyecek sen çok önemli bir şey öğrendim diye manşet haber yapacaksın’ diye söze başlayarak bir dizi öğüt sıralamış ve acele etmemi engellemişti.
Eline bir mektup geçiyor ya da birileri tarafından özellikle veriliyor, sen de bu mektubu yazan adam kimdir, necidir, ne kadar güvenilir kaynaktır araştırmadan bir de iki kişiden görüş alarak hop atlama haber yapıyor, yaptığını sanıyorsun. Senin müdürlerin de bunu manşete taşıyor, e bundan sonrası için ne diyeyim Allah yardımcınız olsun.” Ve sen çok yaşa emi Engin ağabey bana bu mesleği şu an sürdürmesem de adam gibi öğrettiğin için.
Ben aylar önce “Barış Manço, Cem Karaca gibi isimler çok değerli isimler bunlar hakkında iki satır bile olsa bir şeyler yazacaksan çok iyi inceleyeceksin, doğru kaynaklar bulacaksın, birilerine danışacaksın arkadaş” demiştim ve küstahlıkla itham edilmiştim. İşte buyurun bana küstah diyen kişi kendini zorla okutan bir kişi olduğundan belki şimdi çok kişi onun yazdıkları hakkında bilgi sahibi değil ama Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden birinde Manşet haber olunca işler ne hale geliyor.
İlkim Karaca’yı uzun yıllardır tanırım kendisi özünde iyi insandır ve zamanında Cem babanın kendisine aktardığı şeyleri söylemeyi görev biliyor. Sağlığında tanıma şerefine nail olduğum Cem Karaca’nın yadigârı İlkim Karaca ablacığım Cem Baba’nın notlarından oluşan ne güzel bir kitap yayınlamıştın, (GAZAL) orada Cem babanın kendi yazdığı onlarca not var, elinde bu konu ile ilgili delil niteliği taşıyan bir not yok iken ne diye doğrular, bir gazeteciye evet Cem bana söylemişti dersin!
Cem baba da sanırım alkollü iken hep böyle şeyler mi savuruyordu acaba! Emrah için oğlum değil demiş ( bence kızınca demiştir ama )İlkim hanımda bunu dile getirince Cem baba kabrinden çıkarılmıştı DNA testi için. Ve Emrah Cem Karaca’nın oğlu çıkmıştı. Şimdi de bu işe karıştı ya da karıştırıldı artık orasını Allah biliyor.
Şimdi diyelim ki İbrahim Hızlı’ya gerçekten Cem Karaca böyle bir şey anlattı ve dedi ki kimseye söyleme. E be kardeşim neden bu adamcağızları mezarlarında huzursuz ediyorsun, hay ben senin dostluğuna! Utanma’dan Pop Anne Rikkat Uyanık’a hakaret ediyorsun, Utanmadan İsmail Hakkı bey’e boynuzlu diyorsun. Utanmadan arkadaşının kemiklerini sızlatıyorsun. Ne diyeyim YAZIKLAR OLSUN.
Hiç kimsenin ölümünün ardından 18 yıl geçmiş bir kadına hakaret etmeye, Hiç kimsenin Barış Manço, Cem Karaca gibi sanatçıları küçük düşürme çabasına girmeye hakkı yok. Bu olay ne Manço’ya ne de Karaca’ya hiçbir şey kaybettirmeyecek ama sizlerin kulakları çok çınlayacak…
sizi kutluyorum....
...
Yazınıza yürekten katılıyorum