













Tiyatrocu Hülya Karakaş, Orhan Alkaya hakkındaki şikayetini ve dava sürecini Bloomberg HT’de Gülin Yıldırımkaya’ya anlattı:
Siz
mobbing'i ilk kez raporla belgeleyen kişilerden birisiniz. Orhan
Alkaya'dan şikayetçisiniz, ("Öyle bir geçer zaman ki" dizisindeki
balıkçı) bir mobbing davanız var. Taciz, şiddet... Ne yaptı?
İnsanın üzerinde fiziki şiddetten daha çok etki bırakan psikolojik
şiddet. Çok kötü bir dönem geçirdim. Genel sanat yönetmenliği
değişikliği olduğu dönemdi.
Sizin müdürünüz gibi miydi?
Genel sanat yönetmeni. Bütün kurum hakkında sanat yönetimi hakkında
karar veren kişi. Orhan Alkaya genel sanat yönetmeni olmuştu ve benim
oynadığım bütün oyunları sahneden kaldırdı. O dönem oynadığım daha yeni
oynanan oyunu hiçbir gerekçe sunmadan oynatmadı. Önerdiğim bütün
projeleri çeşitli gerekçelerle üstelik son derece kabaca ifade ederek
reddetti ve ben o dönem yalnızlaştım. Zaten mobbing'deki en önemli
içerik kişinin kurum içerisinde yalnızlaştırılması. Tiyatromda 17 ay
çalıştırılmadım. Kuruma uğrayamıyordum bile. Meslektaşlarım kendilerince
olumlu sebepler yaratarak benden uzaklaştılar ve yalnızlaştım. O dönem
evliliğim bozuldu, yüksek tansiyon hastası oldum hatta yüksek
tansiyondan felç geçirme aşamasına geldim, aşırı kilo almaya başladım,
sağlığımı kaybediyordum, psikolojim bozulmuştu, işimi yapamaz hale
geldim. Ve Çapa Tıp Fakültesi'nde çok uzun süreçli bir mesaim başladı.
Mobbing raporumu almak üzere hikayemi anlattım ve oranın psikoloji
bölümünde doktorla görüşmelerim başladı. Mobbing raporu öyle kolay
verilmiyor.
Bunu nasıl belgeleyeceksiniz, değil mi?
Çok ciddi uzmanlar tarafından sorgulanıyorsunuz, hikayeniz dinleniyor,
testlere tabi tutuluyorsunuz. Sizin bile ''Nasıl anlayacaklar bunu?''
dediğiniz çok ilginç yarın tiyatroda kullanabileceğim çok önemli
malzemelerim var. Bugün öyle bakabiliyorum ama benim için çok zorlu bir
süreçti. 5 ayın sonunda mobbing raporumu aldım tabii bu bana yasal hak
veriyor. Yaklaşık bir buçuk yıldır bazı nedenlerden ötürü belli bir
avukatı bulma, o avukata ulaşma, kurum içerisinde yeni yönetimin
oturmasını bekleme gibi süreçleri beklediğim için şimdi artık mobbing
davam savcılık önünde. Ben artık hukuk önünde bu meselenin
halledilmesini bekleyen biriyim. Benim dışımdaki insanlara umarım böyle
hikayeler yaşamazlar; onlara da bir örnek teşkil etmesi için bu konuda
hiç geri adım atmadım ve atmayacağım da.
Çok fazla kişiye
yol da gösterebilecek bir örnek. Mobbing'e maruz olduğunu bile fark
etmeyebilir insanlar, dediğiniz gibi çok bilinen bir şey değil...
Tabii,
ben de farkında değildim, bir arkadaşım yönlendirdi ''Senin
yaşadıkların mobbing''dir diye. Ve ben neredeyse ilklerden biriyim,
sonra tabii çok genişledi. Şimdi özel mobbing alanları kuruldu,
başbakanlık bu konu ile ilgili bir genelge yayınladı. Çünkü
Cumhurbaşkanı'nın önüne de çok acı mobbing hikayelerinin gittiğini ve
onun bu konuda çok özel bir çaba sarf ettiğini biliyorum. Yönetimlerin
de bunun farkına varması ve yasalaşması gerekiyordu. Bunlar hep kadınla
başarının aynı şeyde olmasından kaynaklanıyor. Kadın olmanın, özellikle
sanat ortamında kadınların daha rahat olması beklenirken, daha başarılı
işler yapmaya başlamışsınız, iktidar alanında duran şeyleri talep etmeye
başlamışsınız, sizin üzerinizde erkek meslektaşlar tarafından ne yazık
ki -hepsi için söyleyemeyeceğim çok şahane erkek meslektaşlarımın da
olduğunu söyleyebilirim- önemli bir bölümü özellikle yönetmenlik
alanının, iktidar alanlarının kadınların ellerine geçmesini asla
istemiyorlar.
Siz şehir tiyatrolarında bir şekilde tekrar devam ettiğinize göre...
Zaten ben kadrolu sanatçısıyım.
Değişiklik mi oldu? Yoksa şu an aynı gerginlikle aynı atmosfere girip çıkıyor musunuz?
Hayır.
O gerginlik artık bitti tabii, genel sanat yönetmenimiz bir kadın bir
tiyatro sanatçısı, yönetmen-oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu. Orhan Alkaya
görevden alındı. Çok kısa bir süre görevde kaldı zaten 17 ay. 17 ay
yetti kurumun zayıflamasına
Bu dava yüzünden mi ayrıldı?
Bunun da etkisi var. Çok çeşitli nedenleri var. Onları şimdi burada
konuşmak istemiyorum. Zaten başarısız bir dönem olduğunu, kişisel
görüşüm öyle, başarısız bir dönemdi o yüzden de çok kısa bir dönem
kaldı. Görevden alındı ve yerine bir başka yönetim geldi. Şimdi şehir
tiyatrolarında sular daha durulmuş durumda, herkes daha iyi ve adaletli
bir şekilde işini yapıyor.
Geçmiş olsun diyelim size.
Tabii bu arada Orhan Alkaya'da devam eden bir yargı süreci dediğiniz
gibi cevap hakkını saklı bırakalım. Elbette sizin cephenizden dinledik
olan biteni. Peki sizce neden siz, size neden böyle bir şey yapıldı?
Ayşe Fatma değil de neden Hülya Karakaş?
Belki başkaları farkında değildi.
“Genel de olabilir” diyorsunuz?
Ben daha ağır bir süreç yaşadığım için...
