













200’ün üzerinde sendika, demokratik kitle örgütü ve çeşitli siyasi partilere mensup yurtseverler ile Türkiye’nin hemen her tarafından seçkin aydınların destek verdiği Cumhuriyet Güçbirliği inisiyatifi, aylardır sürdürmekte olduğu çalışmasının sonunda 30 Mart tarihinde Ankara Kent Otel’de düzenlediği basın toplantısıyla, seçimlere bağımsız adaylarla katılacağını ilan etti.
Ardından İşçi Partisi, 2 Nisan tarihinde gene Ankara’da, Belediye iş sendikası Konferans Salonu’nda yaklaşık 500 kişinin katıldığı, İl ve ilçe başkanlarının da davet edildiği genişletilmiş Merkez Karar Kurulu toplantısında, Cumhuriyet Güçbirliğinin bağımsız adaylarla seçimlere girme kararını olumlu bulduğunu açıkladı.
İşçi Partisi de Cumhuriyet Güçbirliği ile birlikte bağımsız adaylarla seçimlere katılıyor.
Cumhuriyet Güçbirliği’nin bağımsız adaylarla seçime katılacağını açıklamasının üzerinden sadece beş gün geçmiş bulunuyor. Ama daha şimdiden bu açıklamanın, toplumdan çok büyük bir destek gördüğünü söyleyebiliriz.
Yeni bir durumla karşı karşıyayız.
PROGRAM
Cumhuriyet Güçbirliği’nin bağımsız adaylarının bu kadar büyük bir ilgiyle karşılanmasının en önemli nedeni ilan edilen programdır.
Tam bağımsızlık, laik demokratik Cumhuriyet, Kemalist Devrim, Halkçı Devletçi Ekonomi veya daha değişik bir deyişle Milli Direnme Ekonomisi, milletin birliği, vatanın bütünlüğü, ulusal devletin savunulması ve nihayet Bölge Merkezli Dış Politika…
Bu program, emperyalizme ve AKP’ye karşı muhalefet etmenin biricik ifadesidir. Anayasa referandumunda “Hayır” oyu kullanan toplumun yaklaşık yarısının özlemi bu programın tutarlı bir şekilde ve kararlılıkla savunulmasıdır.
Ne CHP, ne de MHP bu programı savunmuyor. Dolayısı ile Cumhuriyet Güçbirliği’nin bu programı kararlılıkla savunması, Bağımsız adaylarla seçime girme kararının toplumumuzun önemli bir kesimi tarafından coşkuyla karşılanmasının en önemli nedenidir.
BARAJ ENGELİNİ AŞMAK
İkinci olarak bağımsız aday formülü ile yüzde 10 baraj engeli aşılmıştır. Bugüne kadar seçmenin küçümsenmeyecek bir bölümü desteklediği Partinin barajı geçemeyeceğini düşündü ve bunun sonucunda gerçekte desteklediği partiye değil de “ehveni şer” dediği partiye oy verdi. Oysa bağımsız aday seçeneği ile bu seçmen şimdi baraj engelinden kurtulduğunu düşünecek ve ona göre hareket edecektir.
Gerçekten de İstanbul’da yüzde 3, Ankara ve İzmir’de yüzde 5, keza Bursa ve Adana gibi ilerde yüzde 5 oy ile bir milletvekili çıkarmak mümkün hale gelmiştir.
Bu oy oranlarına rahatlıkla ulaşılabilir. Sadece İşçi Partisi’nin oyuyla bile, bu rakamları yakalamak mümkündür. Kaldı ki, Cumhuriyet Güçbirliği içinde sadece İşçi Partisi yok, çok geniş bir yurtsever yelpaze bulunuyor.
MECLİSTE DEVRİMCİ GRUP
Üçüncü olarak Cumhuriyet Güçbirliği, tek tek bazı şahısları Meclise göndermek değil, Meclis’te yurtsever devrimci bir grup kurmak iddiası ile seçime katılmaktadır.
Mecliste yeni bir grup kuma iddiası son derece önemlidir. Çünkü Cumhuriyet Güçbirliği adaylarının seçilme olasılığının olduğu yerler, büyük şehirlerin yanı sıra Ege, Akdeniz ve Marmara illeridir. Bu ilerdeki seçmen bağımsız düşünür, kişiye değil siyasal programa oy verir. Onun için Cumhuriyet Güçbirliğinin grup kurmak iddiası ile seçime girmesi, seçmene bütün bağımsız adayları bağlayan bir program ile çıkması anlamına gelmektedir.
İşte bundan dolayı seçmen heyecan duymuştur. Doğru bulduğu program ve politikanın Meclis’te bir grup tarafından savunulacağını bilmek, insanları harekete geçirmektedir.
ADAYLAR
Dördüncü olarak toplumda heyecan yaratan etken, Güçbirliği adaylarının kimliğidir. Gerçi şimdiye kadar adaylardan sadece Doğu Perinçek’in adı açıklandı. Doğu Perinçek’in adı önemlidir. Ama aynı zamanda Perinçek’in adı, diğer muhtemel adaylar konusunda bir fikir de vermektedir.
Güçbirliğinin adayları birikim, cesaret, vatana ve millete adanmışlık gibi özellikler açısından toplumun özlemini duyduğu siyasetçiler olacaklardır.
BAŞARI KAÇINILMAZDIR
Beşinci olarak Meclis’teki muhalefet Partilerinin yarattığı hayal kırıklığıdır. Bizzat bu partilere oy veren seçmen bile bugün büyük bir arayış içindedir.
Bütün kritik dönüm noktalarında AKP’ye destek olan MHP ile, AKP minderinde güreşmeye başlayan ve kendi seçmeninin beklentilerinden hızla uzaklaşan CHP, AKP’den kurtulmak isteyen seçmeni her geçen gün büyüyen bir arayışa itmiştir.
Cumhuriyet Güçbirliği şimdi bu arayışa cevap veren bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır.
İşte bütün bu nedenlerden dolayı 12 Haziran’da Cumhuriyet Güçbirliğinin başarısı kaçınılmazdır.
