Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Ayasofya
18 Eylül 2010 Cumartesi 11:45
Ahali “Ulubatlı Hasan” havasına girmişken limon sıkmak istemem ama, adamların gelip ayin yapmak istediği Ayasofya, o Ayasofya değil birader...

Edirne’deki Ayasofya!

Takip etmişsinizdir mutlaka...
“Yunanlılar Ayasofya’ya ayine geliyor” diye bi haber patladı, memleket ayağa kalktı. Kültür Bakanımız ayine gelenlerin provokatör olduğunu söyledi. Eline odunu alan Sultanahmet’e koştu, ki, sıkıyosa gelsinler... Canlı yayın araçları kuruldu, yüzlerce saat yayın yapıldı. Dışişleri Bakanımızın ABD ve Yunan dışişleri bakanlarına fırça kaydığı anlatıldı. Fener Patriği’ne röportaj talebinde bulun, altı ay sonra anca cevap gelir, sanki Fener Patriği gazetelere faks geçmiş gibi, çok rahatsız olduğu, söz konusu ayine kesinlikle karşı çıktığı iddia edildi.

Lafı kıçından anlama uzmanı olan 25 kadar profesör ekrana çıkıp, konuştu... (İlber Ortaylı’yı ve öbür saygın profesörleri tenzih ediyorum, bu 25 kadar profesör her konuda uzmandır zaten... “Zankiko truşko meselesi hakkında ne diyorsunuz?” diye sor, “nedir o?” demezler, “efendim, zankiko truşko meselesine gelmeden önce” diye başlayıp, en az iki saat anlatırlar!)

Velhasılıkelam...

Aslında, İstanbul’daki değil, Edirne’deki Ayasofya’ya izin istemiş ve almışlardı.

Sümela ve Akdamar’da ayine izin verildiği için, “şansımızı deneyelim” diye düşünüp, Başbakan’a mektup yazdılar, bi izin de İstanbul Ayasofya için istediler. “Olmaz” dense, iş bitecek, kapanacaktı. Ancak, cevap verilmeyip, basına sızdırılınca, basın da lafı kıçından anlayınca, mevzu çarşafa dolandı, ahali ayağa kalktı. Hadise dallanıp budaklanınca, rezalet ortaya çıkmasın diye, Edirne’de verilen izin de iptal edildi.

İptal, aslında, o iptal.

(Buna benzer komedi, Kayseri’de yaşanmıştı. Kadere bak, önceki sene, tam bugün, 17 Eylül’de... Anadolu uygarlıkları belgeseli çeken Türk ekibi, o dönemi canlandırabilmek için, film icabı, Kayseri Kalesi’ne Bizans bayrağı asmıştı. O da ne? Ahali ayaklandı. “Biz Türk’üz, Müslüman’ız” diye yalvaran belgesel ekibi dövülmeye kalkıldı; temsili Bizanslı kıyafeti giyen figüranlar yumruklandı. Belgeselciler, polis tarafından kurtarıldı, polis tarafından gözaltına alınarak, sorgulandı. Ki, belgesel çekme iznini Vali’nin verdiği ortaya çıktı. Polis’in Vali’den, Vali’nin Polis’ten haberi yoktu. Neticede, belgesel çekilemedi ama, iş tatlıya bağlandı, taksi durağından temin edilen Türk bayrağı, kalenin surlarına dikildi, İstiklal Marşı okundu!)

(Lafın sırası gelmişken, bundan sonraki krizlere vesile olmaması için belirtelim, Ayasofya sadece İstanbul’da yok; Edirne Enez’de var, Bursa İznik’te var, Trabzon’da var, Kırklareli Vize’de var. Edirne’de yapılması planlanan ayin ilk değildi. Zırt pırt yapılır. Hatta en son, gene Yunan heyeti, altı ay önce ayin yaptı orada... Üstelik, Edirne’deki Ayasofya da cami yapılmıştı, bakımsızlıktan çöktü, harabeye döndü, müze ayaklarına yatıldı, müzede ayin olmaz deniyor ama, hükümetimiz izin verdiği için, adamlar gelip şakır şakır ayin yapıyor her sene.)

Ne diyelim.
Allah razı olsun Yunan heyetinden...
Sayelerinde, Türkiye’nin İstanbul’dan ibaret olmadığını, başka Ayasofyalarımız da olduğunu öğrenmiş oldu Türkiye!

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR