













Sen öldüğünde ‘ulusal yas’ ilan edilmişti. O gün bu gündür,ölüm gününde dokuzubeşgeçe ye ayarlanır tüm hafızalarımız.
‘’Ya İstiklal Ya Ölüm’’
‘’Amasya, Erzurum,Sivas’
‘’Kuvva-i Milliye’’
‘’Birinci İnönü Zaferi, İkinci İnönü Zaferi’
‘’Sakarya Meydan Muharebesi’’
‘’Savunma hattı yoktur, Savunma Sathı vardır’’
‘’Büyük Taarruz’’
‘’Ankara’’
‘’Cumhuriyet’’
Tüm bu süreçlerin ardından ölüm gününde zincirleme kazalar gibi açıklamalar gelir, ülkeyi emanet ettiklerinden ;
Bülent Arınç: “10 Kasım günlerden biridir matem ya da tatil günü değildir”
Mehmet Ali Şahin: ‘’Ölenle ölünmez’’
Recep Tayyip Erdoğan: ‘’10 Kasım bir yas günü değil’’
Bu düşüncelerin alt yapısında iki şey vardır empoze edilmek istenen;
1- Ata ölmüştür.
2- Açılım (Kürt yada Demokratik) meclisin gündeminde 10 Kasım da görüşülecektir.
Bu siyasetin dimağ donduran tekniğidir. Amaç ; meclis gündemine açılımın alınmasına tepkileri azaltmak, zihinleri bulandırmak. Zekice bir manevra ile; biz on kasımı tartışmaya dalmışken onlar amaçlarına zaten ulaşmıştır.
Ama tüm bu uyanıklıkları onlara şunu da göstermektedir. Ulusun kökleşmiş değerleri vardır, hiçbir şey bitmiş değildir, ulus her an şahlanabilir ve Atatürk, milletinin kalbinde yaşamaktadır.
Filmlerle, propagandalarla Ata’mızı hafızalarımızdan silmeleri mümkün değildir.
Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘’Manda’’ yı kabul etmemiştir.
El açmış ‘’ Kimsesizlerin kimi ol Obama’’ diye yalvaran bir siyasi mekanizmanın, tıkanacağı bir noktada;
Milletin ‘’KURTULUŞ’’ arzusu depreşecektir.
Efendiler !!!
