













Bir bakış, bir gülüş ve o ukala bakışla çekimine kapılmak.
Yıllar, yılı yalnızca ona bağlı, ona ait hissetmek.
Bir defa bağlanıp da bir daha vazgeçememek.
Düşlerinde, ekmeğinde, suyunda, başkalarının teninde hep onu aramak.
Ve kavuşmak yıllar sonra kan kırmızı dudaklarının kıyısına, o ay tanrıçasının bedenine o kutsal mabedine.
Ama yer edememek yüreğinin içerisinde.
Ruhunda.
Kendini ona adayıp, her şeyim o demek ve onun hiçbir şeyi olmamak.
Her şeyin maddeselleşmesi.
Bakışmanın, görüşmenin, sevişmenin, bir bardak çayı birlikte içmenin manevi hazzını alamamak.
Sevgi Emekse,
Aşk Özlemekse.
Peki, böylesi ne?
Gökhan Karaduman
Aramakmış oysa sevmek,
özlemekmiş oysa sevmek,
Bulup bulup yitirmekmiş,
Düşsel bir oyuncağı..
Yalanmış hepsi yalan..
Yalanmış hepsi yalan..
SEVMEK DİYE BİR ŞEY VARMIŞ,
SEVMEK DİYE BİR ŞEY YOKMUŞ!...
Hasan Hüseyin Korkmazgil
''BELKİ BİR GÜN''