













Bu aralar belki de birkaç aydır bir tuhaflık çöktü üzerime, üstüme sinen bu miskinliğin farkındayım, ama bu bana anlatılması tuhaf, garip bir haz veriyor. Kurtulmam gerektiğinin bilincindeyim ama kurtulmak için hiçbir çabada göstermiyorum. Memnunum sanki bu asalaklık halimden. Okumaya, yazmaya hatta düşünmeye bile üşenir hale geldim. Eskiden sorguladığım, üstünde günlerce kafa yorduğum, bin türlü olasılık geliştirebildiğim her şey öyle basite indi ki gözümde, sanırım artık bende gülüp geçebilme özelliğine kavuştum.
Kolay değildir bir insanın gülüp geçebilme özelliğine kavuşabilmesi, zordur bu marifeti kazanması. Gördüğüm, yaşadığım, şahit olduğum ve okuduğum birçok olaydan sonra farkına vardım ki. Bir insanın gülüp geçebilmek eylemini kazanması, gördükleri ve duydukları karşısında dehşete düşmeden durabilmesi hayli beceri ve duyarsızlık ister.Hele bugünün dünyasında ve Türkiye’sinde.
Eskiden çok imrenirdim bunu yapabilen insanlara, nasılda sakin durabiliyorlar hayat karşında derdim. Ben herhangi bir olay karşısında günlerce uykularım kaçarken, ya da sorgularken Neden diye. Karşımdaki insanın aynı olay karşında beş dakika sonra normal hayatına dönebilmesi, hala dünyanın dönüyor olması gerçeğini kabul etmiş olması bana inanılmaz gelirdi. Tuhaflık arardım, sorgulardım. Gariplik karşımdakinde mi, bende mi diye.
Son zamanlarda bende kavuştum sanırım bu özelliğe. Yine aynı şekilde bir haber duysam günlerce uykularım kaçacağını günlerce kendime gelemeyeceğimi biliyorum. İşte benim üstüme sinen tembellikte burada başlıyor zaten. Dünyadan bihaber yaşıyorum günlerdir. Gazete okumuyorum, televizyon izlemiyorum. Kalabalık internet mecrasında, facebook ve msn dünyasında sadece sevdiğim insanların yazılarını okuyorum, hatta bazılarını defalarca bide oyun oynuyorum, bundan başkacada pek bir faaliyetim olduğunu söyleyemem.
Bunu övünerek söylemiyorum. Sadece kendimi sorgulamaya çalışıyorum. Neler oldu da ben bu hale geldim onu anlamaya çalışıyorum, bulamıyorum bir türlü. Ama artık kendimi tanıyamadığım öyle aşikâr ki. Sürekli geçmişi sorgulayan, gelecekle ilgili kaygılar duyan ben sanki zamanı durdurdum. Sanırım birkaç ay oldu ve ben sadece günü kurtarıyorum.
Konuyu yine saptırdığımın farkındayım. Aslında yazmak istediklerim öyle farklıydı ki kafamda oluşturduklarım. Ve ben yine saçmalamayı başardım. Yine kendime döndürdüm oklarımı, yine sorulara başladım. Ama çok iyi bildiğim bir şey var düzelmek istiyorum ben. Bu halimi hiç sevmedim. Ne kadar haz alsam da bu garip hallerimden, eski hallerimi özlüyorum. Düşünebilme yeteneğimi geri istiyorum. Hayallerimi geri istiyorum. Tekrar yazabilmeyi geri istiyorum. Duyduklarım ve gördüklerim karşında ruhum gene isyan çığlıkları atsın istiyorum. Bütün bunların benim elimde olduğunun bilincindeyim, ama nasıl başaracağımı da sanki üzerime atılan toprağı nasıl silkeleyeceğimi de bilememek boğuyor insanı.
İşte böyle bir tuhafım son zamanlarda, kendimi teselli ediyorum, yine eskisi gibi olacağıma dair. Olacağımı da çok iyi biliyorum ama zamanını bilemiyorum.
