













“Hayaldi gerçek oldu” Tayyip Erdoğan’ın bu seçimdeki temel sloganı. Sloganın altına da 9 yıllık iktidarında yaptıklarını sıralıyor. Söylenenler gerçeği ne kadar yansıtıyor ayrı mesele.
Ama çıplak bir gerçek var. Daha önce “hayal bile edilemeyen” birçok gelişme yaşandı AKP iktidarında. Türkiye’nin ve insanımızın geleceğini belirleyecek bu gelişmelerdir asıl önemli olan.
İşte AKP’nin devri iktidarında, daha öncesinde “hayal bile edilemeyen” gelişmelerden bazıları:
HAYALLER VE GERÇEKLER
Türkiye Cumhuriyeti’nin bırakalım Başbakanını, en sıradan bir memurunun bile yabancı bir devletin proje görevlisi olması hayal bile edilemezdi. Tayyip Erdoğan bu hayali gerçek yaptı.
Tam 35 yerde kameralar önünde ABD’nin BOP projesinin eşbaşkanı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Irak’taki, Kıbrıs’taki ve Kafkaslardaki kırmızı çizgilerinin yok edileceği, hiç kimsenin hayalinden bile geçmezdi, gerçek oldu.
Emperyalizme karşı tarihin ilk Kurtuluş Savaşını vermiş Müslüman bir ülkenin devlet yöneticisinin kalkıp da Irak’ta Milyonlarca Müslüman’ın kanına giren emperyalist bir ülkenin Devlet Başkanına; “Amerikalı kahraman kadın ve erkek askerlerin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum” diye telgraf çekmesini hiç kimse hayal bile edemezdi.
Ama Tayyip Erdoğan bu telgrafı çekti.
Bu ülkede hiç kimse 1 milyon 700 bin gencin geleceği ile, hayatı ile oynamayı göze alamazdı. Kimse bunu hayal bile edemezdi ama gerçek oldu.
Mahkemelerin; yalancılığı, paçalarından akan insan müsvettelerinin iftiraları ve sahteliği defalarca kanıtlanan belgeler ile yurtseverleri tutuklaması hayal bile edilemezdi, gerçek oldu.
Hiçbir kanıt olmadan ülkenin en değerli aydınlarının ve vatan savunması için hayatını ortaya koymuş olan kahramanlarının yıllarca tutuklu olarak kalması hayal bile edilemezdi gerçek oldu.
TSK’nın şerefli bir Orgenerali’ni, Cumhuriyet düşmanı bir tarikatı izlediği gerekçesiyle tutuklamak kimsenin hayalinden bile geçmezdi, gerçek oldu.
Bugüne kadar hiçbir devlet yöneticisi, hiçbir Başbakan; önünde ayağa kalkmadığı gerekçesiyle bir Generali düzmece iddialarla hapse attırmadı. Ama şimdi gerçek oldu.
Yeryüzünde hiçbir devlet, vatanı için savaşan, şehit olan, gazi olan kahramanlarını terörist olarak damgalamamıştı. Türkiye’de böyle bir durum hayal bile edilemezdi, gerçek oldu.
Hiçbir siyasetçi milyarlarca dolarlık servetini, oğlunun düğünündeki takılarla izah edememişti. Hayaldi gerçek oldu.
Hiçbir devlet yöneticisi, oğlu gemi sahibi olduğu için gemilere, çiftçiye verilen mazotun fiyatının yarısına mazot verememişti. Hayal bile edilemezdi, gerçek oldu.
Aynı şekilde Başbakan’ın başka bir yakını mücevher işiyle uğraşıyor diye mücevherden alınan KDV’nin sıfırlanması hayal bile edilemezdi. Bu da gerçek oldu.
Türkiye’nin bölünmesi emperyalistlerin hayaliydi. Bu hayal AKP’nin dokuz yıllık iktidarının sonunda gerçekleşme yolunda. Türkiye bugün bölünmenin nasıl olacağını konuşuyor.
Çadır mahkemelerinin Cumhuriyet Devrimini başarmış bir ülkede artık hayal olduğu sanılıyordu. Ama AKP iktidarı Habur’da, Silivri’de çadır mahkemeleri kurdu.
İktidarın PKK ile gizli pazarlıklar yaparak, vatanın bir bölümünü örgütün estirdiği teröre teslim etmesi bir hayaldi, gerçek oldu.
Bir iktidarın, en önemli işinin, muhaliflerin yatak odalarına kamera yerleştirmek ve
sonra da elde edilen görüntüleri seçim malzemesi olarak kullanması olduğu düşünülemezdi bile. Ama şimdi gerçek oldu.
Laik bir Cumhuriyetin yöneticisinin, belli bir inançtan olan yurttaşlarının katli vaciptir diye fetva veren bir Osmanlı Şeyhülislamından “gurur duyuyoruz” diye söz etmesi düşünülemezdi, gerçek oldu.
Türkiye Cumhuriyeti devletinde bir iktidarın komşularının içişlerine karışıp bu ülkedeki yıkıcı ve bölücü faaliyetleri desteklemesi, onlara ev sahipliği yapması kimsenin aklından bile geçiremeyeceği bir suçtu. Şimdi ise gerçek…
GÖRECEĞİZ
Tayyip Erdoğan seçim afişlerinde kullandığı Hayal – Gerçek teması gerçekleri yansıtmıyor.
Türkiye bugün; yoksulların sadaka ile geçinmesini, 9 yıl önce sıfır noktasında olan terörün artık önümüze getirmiş olduğu bölünmeyi, insanların dini inançlarını ve siyasetçilerin yatak odası görüntülerini tartışıyor.
Tayyiplerin afişlerinde söyledikleri gerçek değil ama bütün bunlar gerçek.
Milletimiz bütün bunları yaşıyor ve görüyor.
Sonuçlarını ise 12 Haziran’da hep beraber göreceğiz.
