













Haydarpaşa, meşale.
*
Buna derim ben...
‘Kül’tür başkenti diye!
*
Bakın, taa 17 sene önce Atatürk Havalimanı’nın girişindeki kavşağın
ortasına bir heykel dikilmişti. Adı, İstanbul... Heykeltıraş Ümit
Öztürk’ün, üç boyutlu çağdaş sanat eseriydi. 15 metre yüksekliğinde,
bronz kaplıydı, eski uygarlıklara gönderme yapan bronz plakalar
paslanmaz çelik vidalarla monte edilmişti, uzun beton blok Asya’yı, kısa
olanı Avrupa’yı sembolize ediyordu, havalimanının önünde sergileneceği
için, uçak kanadını andırıyordu.
*
Geçen sene, kavşak çalışması yaptılar, langır lungur kepçelerle
daldılar, “bu ne burda, kazık gibi” diyerek, İstanbul’u anlatan,
İstanbul heykelini yıktılar, yerle bir ettiler. Heykeltıraş Ümit Öztürk,
tesadüfen oradan geçerken gördü ki, heykelinin yerinde yeller esiyor...
Dava açtı.
*
Tutuştular... Heykeltıraştan özür dileyip, yenisini isteyeceklerine,
taşeron müteahhide koştular, “sen yıktın sen dik” dediler, müteahhit de
yıktığı heykelin yenisini dikti; bronz yerine teneke kullandı, paslanmaz
vida yerine kaynakla tutturdu, eski uygarlıklara gönderme yapmak için
de griye boyattı. Heykel mi? Heykel... Oldu sana, mis gibi çağdaş sanat
eseri!
*
Kültür başkenti buydu.
*
Haydarpaşa’yı yaktılar.
‘Kül’tür başkenti oldu.
*
Dolayısıyla, sıkmayın canınızı... Hani nasıl, ateşli bi ecnebi hatunu
“Haydarpaşa’nın gelini” diye kakalamışlardı ahaliye de, ahalimiz pek
beğenmiş, sorgusuz sualsiz bayıla bayıla seyretmişti... Yanan
Haydarpaşa’yı da, adı üstünde, verirler “yan”daş müteahhide, güzel olur,
seyrederiz. Hem eskisinden bile güzel olur... En baba paşa 4 yıldızlı,
bu 5 yıldızlı olur.
WiKiLiKS NOTU:
İnternetten
“yalan”lar sızdırarak, interneti kanıt gösterdiler...
İnternetten
“gerçek”ler yayınlandı, aman internete inanmayın diyorlar... “
Furdi furdi furildi”
Yarın... deniyor buna!
