Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
Ana, yasa
07 Nisan 2010 Çarşamba 02:23
Ahalinin kıçında don yokken...
En az üç çocuk yapın denir.
*
“Ana” üç tane yapar.
“Yasa”ya uyar yani.
*
Çocuklar “ana”
der, bizi dershaneye yazdır, “ana” yüreği bu, üçünü de yazdırır...
“Ana”nın eşi şoför, işten atılır, taksitler ödenemez, “yasa” gereği
haciz gelir... “Ana” eşyalarımı almayın, evimi satayım ödeyeyim der,
avukatlar “yasa” gereği “ana”ya senet imzalatır, 45 gün süre tanır...
“Ana” çoluğu çocuğu toplar, “ana”dan üryan kiraya çıkar, evine satılık
levhası asar, alıcı çıkmaz, “yasa”l süre dolar, pi“yasa” ekonomisi
çalışır, 1800 liralık borç “yasa”l faizle 5 bin 250 lira olur... “Yasa”
gereği “ana”yı içeri atarlar... “Ana”sının hapse tıkılmasına sebep
olduğunu düşünen evlat, satılık levhasını çıkarır, yerine kendini
asar... “Ana” hiç olmazsa cenazeye katılmak ister, “ana”lar ağlamasın
ayaklarıyla teröriste hoşgörü gösterilen ülkede, “ana”ya “yasa”k derler,
“yasa” gereği izin vermezler. Mahalle “yasa” bürünür, gazetelere haber
olur, yetkililerin anca haberi olur! Kaymakamlık “yasa” gereği devreye
girer, Milli Eğitim “yasa”ya dayanarak borcu öder, dershane “yasa”l
olarak şikâyetinden vazgeçer, iş işten geçer, “ana, yasa”l olarak
tahliye edilir.
*
Bu satırların yazarı, son cümlede “ana” fikir
olarak, ben böyle düzenin taa “ana”sını demek ister... Gazetenin
avukatları müdahale edip, aman sakın tamamlama derler, “yasa” gereği.