













Altın fiyatlarının 1.170 dolara kadar yükselmesi bu hızlı yükselişin ne zaman duracağı hakkında soruları aklımıza getiriyor. Benin şahsi kanaatim ve beklentilerim çok uzun vadede olmamak üzere Altının düşüş trendine gireceği bu arada alım satım yapanların dikkatli olmaları. Çok sert olmasa da ciddi bir düşüş bekliyorum. Dolardaki ciddi düşüş, beklenilen ve istenilen seviyelere bir türlü yükselememesi Altının 1170 dolarlara kadar çıkmasının en önemli nedenlerinden biri olarak görüyorum. Bir zamanlar 140 dolarlara çıkan ve piyasalarda 200 dolarların telaffuz edildiği Petrolde yaşanan çöküşün aynısı olmamakla birlikte ciddi bir çöküş yaşanacaktır. Onsu 1000 doların üstüne çıkması ve bu çıkışın kritik bir süreçte yaşanması bir zamanlar petrolde yaşanan sıkıntıları akla getiriyor. Altının 1000 dolar kritik sınırı aşmasında Hindistan Merkez Bankasının yüklü miktarda altın alımının yanı sıra, dolardaki ciddi değer kaybı, düşük faiz vs. etkenler yer aldı.
Ülkemiz ekonomisinin ise bir şekilde toparlanacağını ve bu toparlanmanın kalıcı olacağını düşünüyorum. İMKB 20 binli seviyelerden 50 binli seviyeler çıkması bir balon misali olsa da artık toparlanmanın başladığını IMKB nin 40 binli seviyelerin altına düşmesinin uzak ihtimal olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık 2 aydır, gerek Türkiye'de gerek dünyada toparlanmaya ilişkin güçlü sinyaller olduğun, Türkiye ekonomisinin diğer ülkelere oranla daha güçlü kılacak avantajları bulunduğunun, özellikle bankacılık sektörünün sağlamlığının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak en önemlisi önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünün, reel ekonomiyi daha ciddi bir şekilde destekleyip, desteklemeyeceği eğer reel ekonomiye ciddi bir destek verilirse ekonomimiz daha hızlı bir toparlanma yaşayacağımız kanaatindeyim.
Türkiye Ekonomisinde 2010 yılının neler getirim götüreceğine bakacak olursak gerek bankacılık sektörümüzün sağlam olması, gerekse enflasyon ve faizler konusunda elde ettiğimiz kazanımlar, Türkiye ekonomisini güçlü bir şekilde destekleyecektir. Orta vadede faizdeki tek haneli seviyenin kalıcı hale getirilmesi çok önemli diye düşünüyorum. Faizlerin tek hanede kalması, reel ekonominin bankalar ve hükümetin alacağı ek tedbirler ile güçlendirilmesi, vergi indirimlerinin gündeme gelmesi, enflasyonda yaşanan düşüş, işsizlik oranlarının düşürülmesi için alınacak tedbirler 2010 da ülkemizi çok daha iyi günler geçireceğinin işaretidir.
“Meslek lisesi memleket meselesi” sözüne katılanlardanım. Ancak YÖK’ün kaldırmış olduğu katsayı uygulamasının Danıştay tarafından uygulamasının durdurulmasını bir o kadar esefle ve siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık 10 yılı geçen bir süredir devam eden katsayı adaletsizliği sebebiyle Meslek liselerinin çoğu kapatılmış olup reel sektöre ara elamanı yetiştirilmesinin önüne geçilmiştir. Reel sektörün ihtiyacını karşılamak için meslek liselerinin çoğaltılması ve mesleki eğitimin 6. Sınıftan itibaren verilmeye başlanması kanaatindeyim.
İyi Bayramlar dilerim.
Muhabbetle kalın…
Bilal KILIKLI Mali Müşavir/Ekonomist
