İlki 3?4 Haziran'da sonuncusu ise 27?30 Ocak 2010'da gerçekleştirilen
çalıştaylara yaklaşık 400 kişi katıldığı belirtildi.
Çalıştaylarla kamuoyunun Alevilik hakkındaki belli başlı
değerlendirmelerinin, Alevilerin temel sorunlarının ve çözüm
önerilerinin öğrenilmesi, açılım bağlamında kamuoyunda oluşabilecek
reflekslerin tespit edilmesi, birlik, beraberlik ve kardeşliğin
önündeki engellerin belirlenmesi, bir yol haritası için gerekli bilgi
akışının sağlanması hedeflendi.
Raporda, birçok konuda Alevi-Bektaşi katılımcılar arasında görüş ayrılıklarının bulunduğunun gözlemlendiği ifade edildi.
Aleviliğin içeriği ve tanımlanması konusundaki hassasiyetin,
genellikle devletin Aleviliğe bir çerçeve çizeceğinden duyulan
kaygılardan kaynaklandığının anlaşıldığı belirtilen raporda, ilk
oturumlarda tepki gösterilen başlığın, ilerleyen süreçte soğukkanlı
şekilde ele alındığı, Aleviliğin İslam üst başlığı altında
''Hak-Muhammed-Ali'' kavramları etrafında oluşan bir inanç ve erkan
yolu olduğu konusunda tam bir uzlaşma sağlandığı vurgulandı.
Yaygın Alevi söyleminin, Diyanet İşleri Başkanlığının meşruiyetine
eleştirel baktığı ve uzun vadede tutarlı bir laikliğin icrası açısından
Diyanet'in lağvedilmesini savunduğu belirtilen raporda, çalıştay
sonucunda bu beklentinin, Başkanlığın mevcut koşullardaki pozisyonu da
ele alınarak, rasyonel olmadığı konusunda taraflar arasında mutabakat
sağlandığına dikkat çekildi.
Çalıştayda, Başkanlığın lağvedilmesini isteyenlerin bile, bugünden
yarına bunun çok da mümkün olamayacağını, ancak Başkanlığın daha sivil
bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade ettikleri kaydedildi.
Katılımcılar, Diyanet'in İslam'ın tüm yorumlarını da içine alacak
şekilde orta ve uzun vadede özerk bir yapıya kavuşması gerektiğini
belirtirken, ileride dini vergi uygulamasının başlatılmasının da türlü
inanç ve din örgütlenmeler arasındaki barışı arttıracağı vurgulandı.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin zorunlu olmaktan
çıkarılmasının derinlemesine müzakere edildiği bildirilen raporda,
dinler, mezhepler ve inançlar üstü bir din öğretimine tüm vatandaşların
ihtiyacı olduğunun teyit edildiği belirtildi.
Bununla birlikte ''zorunluluk'' ifadesinin Aleviler arasında
siyasi ve kültürel nedenlerle açık bir rahatsızlık yarattığı yönündeki
görüş de raporda yer aldı.
Katılımcılar, ders müfredatının tüm toplum kesimlerince kabul
görecek bir üst dille ve tarafları rencide etmeyecek perspektifle
hazırlanmasına duyulan ihtiyaç konusunda görüş birliğine varırken,
isteğe bağlı din eğitiminin de ilgili grupların üzerinde mutabık
kaldıkları bir müfredatla gerçekleştirebileceklerini müzakere etti.
Madımak Oteli'ndeki facianın katılımcıların tamamı tarafından
lanetlendiği, olayın derin bir provokasyon olduğunun altının çizildiği
ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi:
''Özellikle Alevi katılımcılar, kendi aralarında yüksek bir
sembolik değer olarak gördükleri Madımak Oteli'nin, bütün bu
duyarlılığa rağmen ülkenin birlik ve düzeninin esastan korunmasını
dikkate alan bir düzenlemeyle yeniden düşünülmesi gerektiğini
vurgulamışlardır. Bu bağlamda müze fikrinin tehlike ürettiği
düşünülmüş, bunun yerine binanın yıkılarak bir parka dönüştürülmesini
katılımcıların büyük çoğunluğu desteklemiştir. Etraftaki birkaç binanın
da kamulaştırılarak bu alana dahil edilmesini önerenler olmuştur.
Sivas'ta
sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri ve resmi katılımcıların da
ortak olabileceği değişik platformlarda bu süreci rehabilite ederek
dönüştürecek girişimlere başlanması gerektiği üzerinde ısrarla
durulmuştur.''
Rapora göre, dedelerin statüsünün Aleviler arasındaki yerinin
tartışılmaz olduğu vurgulanan çalıştayda, ancak yeni koşulların
özellikle de kent Aleviliğinin göz önüne alınarak statünün yeniden
değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Dedelere maaş bağlanmasına olumsuz bakanlar kadar, olumlu
yaklaşanların da bulunduğu ifade edilen çalıştayda, dedelerin eğitimine
ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Bu ihtiyacın bir an önce giderilmesi için
dedelere hizmet içi eğitimler verilmesi istendi.
Rapora göre, çalıştayların cemevlerinin bir statüye kavuşturulması
konusunda herhangi bir görüş ayrılığı yaşanmazken, bu mekanların birer
ibadethane olarak tanımlanması konusunda Alevi olmayan katılımcılar da
kaygılarını ifade ettiler.
Çalıştayların olumlu bir havanın doğmasını hızlandırdığı ifade
edilen raporda, tartışılan tüm konularda ülkenin birlik ve
beraberliğine ortaklaşa yapılan atıfların heyecan verici olduğu
belirtildi.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR