













Kredi kartı borçlularına da değinen Başbakan Erdoğan, "(Kredi kartı mağdurları) ifadesini kullanıyorlar. En akıllısı bile kullanıyor. Kusura bakmasınlar kredi kartının mağduru olmaz. Kredi kartı sebebiyle borçlananlar olur. Kredi kartıyla borçlananları şöyle bir farklı yere koyuyorum, onlara da dürüst gözüyle bakmam. Kredi kartı kullanıyorsan fazlasını kullanma. Zaman zaman bunu yaptılar. Şimdi diyorlar ki (bunları bağışlayın, affedin, bunun üzerine çizgi çekin).
Çağın vebası diye yorumlayacağımız kredi kartları sorunlarına bu şekilde; beylik üstü laflarla çözüm getirmek bir devlet adamının tavrı olamaz sanırım.
İşsizin, asgari ücretlinin, neredeyse kara gün dostu olmuş kredi kartlarının; kullanımından doğan sıkıntıların üstesinden ; yine halk kendi kendine çıkış yolu bulacaktır ne yazık ki..
Şimdi diyorlar ki (bunları bağışlayın, affedin, bunun üzerine çizgi çekin).
Kim demiş bunu da efendimizi (!) bu konuda kafa yormaya zorlamış..
Aslında yatıp kalkıp kredi kartlarına dua etmeleri gerekir: zira: bu şekilde insanlar sorunlarını kimseye yansıtmadan çözmeye çalışıyor, eğer siz bu kartları ellerinden alırsanız ; o zaman göreceksiniz nasıl daha derin sıkıtıntılar var halledemeyeceğiniz…
Çünkü biz bu kartlarla; gıdamızı alıyoruz; suyumuzu ödüyoruz; ilacımızı alıyoruz. Peki neden bunu yapıyoruz biz. Çünkü peşin alışveriş yapacak paramız yok bizim. Bu çok basit bir gerçektir. Ve bunun için kafanızı yormanıza da gerek yoktur. Çünkü ekonomik sıkıntılara düştüğümüzde ( mesela çocuğumuzun eğitim sorunları,düğün,cenaze,kış, ) bize destek olacak iş adamı yakınımız yok ve bize gemicikler aldıracak kadar para toplanacak düğünlerimizde olmuyor tabikii..
Hükümetsiniz yıllardır; havadan para kazanan bankacılık sistemine faizsiz çözümler getirmektense ; kredi kartı almış insanları dürüst olmamakla suçlamak daha kolaydır.
Yıllardır bir kesim insanların açlıktan kırılmalarına göz yummak ; semiren kesim için oldukça iyi olmuştur Açlıkla mücadele eden kişinin; halsiz düşmesiyle; çevresiyle, siyasetle, sanatla her şeyle; ilgisi azalacaktır; ve aç kesimde öfke, sinir, delilik ortaya çıkacaktır. ( ve meydan kime kalacaktır böylece J )
Yoksulluk sebebiyle tarihte insanlık; yeri geldi; öldü; yeri geldi; çocuklarını sattı- yedi ; yeri geldi odun talaşı yedi; yeri geldi ağaç kabuklarını yedi; göç etti..
Şimdi üç kuruş faiz borçlarının üstesinden de kolaylıkla gelecektir.
Günümüzde yaşanan bu sıkıntıların nedeni; öncelikle siyasal ve kültürel nedenler yüzünden olmakta; ama küresel gelişmelerde yoksulluğu artık bire bir etkilemekte. Yani abd nin silah-petrol sektöründeki tüm tutumlarında payı var elbette.
Ve çareleriniz yoksa; ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkartamıyorsanız; yoksulluğu yenemiyorsanız; hükümetmeyeceksiniz; buna talip olmaycaksınız.
Ekonomik kriz konusunda felaket tellallığı yapıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ı kastederek "Ne yazarsan yaz, benim borsada param yok, sen batacaksın sen. Benim orada param yok, ama senin var" dedi. ( benim kartım yok, senın var, sen batacaksın)
Yani ülkede tüm şirketler batsa umurunda olmayacak mı başbakanın; batan şirketlerde çalışan işçilerde umurunda değil demek ki..
Temenni budur: benim yok; senin varr.. sen düşün, Sen batacaksınnn
Peki sen neden varsın?
Napalım!!!
Zalimin zülmü varsa, sevenin Allah ı varr.
