













''Suskunluk bozmak, feryat etmek, çığlık atmak için burada değilim. Öyle olsa, bir Hollywood filmine, bir Medyapım gösterisine benzerdi. Konuşmak için mahkum edildiğimiz bu yaşamın tanıklığını yapmak için buradayım. Parmaklıklar ardından geçen 30 yıllık çileli bir yaşantıyla, dışarıda katillerin arasında, katil izi sürerek geçen bir yaşantı arasında kıyaslama yapmak için burada değilim.
Belki bir an için yer değiştirmeyi teklif edebilirim. 'Ya, burada benim canını aldığım sizin babanız veya anneniz olsaydı, o zaman siz bana ne demek isterdiniz?' diye sorabilirim. Ama şimdi bunu da sormak istemiyoruz. Artık öyle bir yerdeyiz ki ancak 31 yıl öncesine gidersek hep birlikte özgürleşebileceğiz.''
İzet, o dönemin yöneticilerinin bu hafta İpekçi cinayetinin çözümünde başarısız olduklarını söylediklerini ve ''Bu bir başarısızlık değil, engelleme hikayesidir'' dediklerini hatırlatarak, bu türden engellemelerin yapıldığı kurumların itibarlarının zedelenmesinden artık kaygı duymamaları gerektiğini söyledi.
İzet, ''Eski dönem, yeni dönem bu karanlık cinayetler hakkında kim ne biliyorsa tanıklığını getirmek zorunda değil midir? Sormadıklarımız ve cevaplamadıklarımızla birlikte hepimiz ortak bir suçu paylaşmış sayılmaz mıyız? Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanı, birlik ve güvenliğimizden sorumlu bütün kurumların yöneticileri; acaba bu soruların cevabını hep birlikte, sakince arasak bulabilir miyiz?'' diye konuştu.
