3G

3G

            3G:   God, guns, gays (Tanrı, silahlar, eşcinseller)  Bush un bu 3 G ile seçimleri kazanmış olabileceğine dair bir yazıyı okuduğumdan itibaren merak etmeye başladım 3G yi.

           Dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına çıkan bütün yolların ABDye uzandığı bir yol muydu bu?

            Uzaydan bizi iyice takip edebileceklerine dair korkularımda bir yanımda; 3G hakkında çok düşündüm. Elbette ki  alma  heveslisi değilim şimdilik benim için 1g yeterli konuşmak için , 2g bile fazla sms den hoşlanmıyorum çünkü. Ama ilgimi çekiyor işte 3 G. İleride çoluk çocuk torun torba sahibi olduğum da , onları görebilmek için.. zira büyük aile yapımız, çekirdek aileye, çekirdek aile yaşamımız ise bireyselliğe dönüşmeye başladığı modern çağımızda, yinede evlattır torundur deyip bir görsem yüzlerini diye içimde buram buram koktuklarında   lazım olacak bana 3G: masumane ve torunlarım doğduklarında ılk ıngalarını, buyuyup iş adamı olduklarında vapurda ki sinirli hallerini görebilmek hoş olacak sanırım. Tek korkum o günler de emekli maaşım bu ileri teknolojiye yetecek mi bilemiyorum.

          Ama mutlaka almam lazım yoksa çok ayıp olacak. Sırf biz bu görüşmeleri yapabilelim diye: Uluslararası Telekominikasyon Birliği ki Birleşmiş Milletlere bağlı bir kuruluş, bu standartları geliştirmiş.   Ve Fas/Markeş te 2002 de toplanmış yetkililer, ve üye ülkeler için; (bakınız: resmi gazete: 12.5.2004 tarih ve 25460 sayılı gazete 5163 sayılı kanun :eki. :Tam Yetkili Temsilciler Konferansı Sonuç Belgeleri:Marakeş:2002:  21: Genel   Sekreterliğin, zirve ile doğrudan ilgili olan bir dizi faaliyeti vardır. Bunlar şunları içerir: 1999 yılında başlatılan ve ITU üyeleri için yüksek mevcut konularda, yüksek kalitede araştırma ve strateJik çalışma ortamı sunan ITU Girişimler Programı. Son konular önemli alt yapıların, internetin yayılması, çok dilli alan isimleri, 3G lisansları, uzun dalga gibi konularda güven yaratılmasını içermektedir. ) Ve Türkiye elli yıl aradan sonra bu konsey üyeliğine seçilir.

        Ve telekominkasyon ile ilgili bir sürü yönetmelik yasa ard arda yürürlüğe girer.   Bunu internet salonu işleticileri çok iyi bilir. Denetimler artar, belediyeden aldıkları ruhsatlar ile valiliklere yönlendirilirler, sunucular, erişimciler, kameralar, filtreler vs. vs. verileri bir yıl saklamalar..

        Tv reklamlarında bu kadar özendirmiş olmasalardı inanın hiç ilgimi çekmeyecekti 3G. Ve 3G li haberler. Nerde 3G lafzını duysam kulak kesilir oldum;  en son özellikle vurgulanan 3G destekli ürünlerin tanıtıldığı Cebit fuarının katılımcılarından cumhurbaşkanın ve ulaştırma bakanının da hazırda bulunması, ve sırf biz torunlarımızla görüşelim diye;  bütün bu anlaşmalar, kanunlar, yönetmelikler, reklamlar, numara taşımalar vs. vs. çalışmaların yapılması ve tüm bunlar olurken ulaştırma bakanının neler olup bittiğinden habersiz olması (aklına gelmeyen şey hakkında nasıl yasa hazırlıyorlar?) da ayrı bir komedi:   ‘’

        Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "3G'yi getirdik. Şu anda cep telefonu şirketlerimiz abone için yetiştiremiyorlar, talepleri karşılayamıyorlar. Süratle o yan tarafına takılan zımbırtılardan imal etmeye çalışıyorlar. Adı aklıma gelmedi, neyse o internete girmek için, 'modem, seyyar modem' diyorlar, 'vın-mın' bir şeyler diyorlar" dedi.’’

     Aslında açıklamanın içeriğine de kafa yorarsak; küresel ekonomi ve küresel kazancın canlanmış olduğu haberini almış oluyoruz…

      Ak Parti olağan kongresinde bile  3G konuşuldu   ise, bunca yetkilinin bizi   3G ile haşır neşir etmek istemeleri komplo teorileri üretmeye meyilli beynimin bir köşesini kurcalıyor.

 

         Tamam bandımız genişleyecek, frekansımız iyi olacak ama; ama birleşmiş milletler Uluslararası Telekominikasyon   Birliği neden torunlarımızla görüntülü görüşebilmemiz için bu kadar uğraşıyor.?

          Yanlış anlaşılmasın, faturalara ve özgürlüklere yansıması bir bedeli gerektirmiyorsa elbette teknoloji  iyidir.  Ama sormamız lazım: gsm operatörleri bile görüşme kayıtlarını bellı bır yıl saklarken ve Internet salonları da aynı şekıl de; 3G li ve sonrası teknolojilerle bırakın kişisel özgürlüklerimizi de, ülkemizin askeri, siyasi sırları, çıkarları, bağımsız devlet anlayışını tehdit eden bir unsur olduğu sezgisi içimde var ne yazık ki…  

        Teknolojik zımbırtının bize vereceği haha hihi mutluluklarıyla gönül eylerken, tüm yolların ABD ye çıktığını; ve bu ülkenin yayılmacı, dayatmacı, egemen devlet olma eğilimini her zaman ki gibi es mi geçiyoruz acaba?

        3G teknolojisi ile birlikte, fikir özgürlüğü, konuşma ve yazma özgürlüğü, yorum yapma özgürlüğü, radyasyondan korunma özgürlüğü gibi özgürlüklerimizde ve vb. özgürlüklerimize tanınan imtiyazlar da artmalı, yasalarla güvence altına alınmalı. (izleyelim: C. Orwel 1984 kitabından uyarlanmış film:1984) Ki bu noktada: Zülfü Livaneli ye Özgürlük şarkısını verdi  sitem edenleri de haksız buluyorum, zira tam yerine oturmuş, emperyalizmin içinde  dinamit gibi duruyor bu  şarkı. değil mi?

Yıkılmış evlerime, sönmüş fenerlerime, derdimin duvarına

Arzu duymaz yokluğa, çırçıplak yalnızlığa, yazarım adını

Geri gelen sağlığa, geçen her tehlikeye,yazarım ben adını

Senin için doğmuşum ben.

Ey özgürlük

Yazar : Arzu Şimşek
http://www.haberajans.com sitesinden 17.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.