













Büyük bir kesimi ise yaşanan sorunlardan dolayı, ikinci bir iş arayışına giriyorlar.
Geçmişten günümüze yaşanan süreçte ekonomik ve sosyal alanlarda bir sürü değişimler olmuştur. Türkiye nüfusunun bel kemiğini oluşturan kırsal kesimde eğitim başlı başına bir sorundur.
1970’ li yıllara gittiğimizde öğretmenlerin eğitim ve öğretime yönelik mesleki alanındaki başarısı daha yapıcı, daha disiplinli bir mesleki yaşam arz ediyordu. Öğretmen, mesleğinin dışında köyün ve köylünün kalkınmasına nasıl katkı sunabileceğini de düşünüyordu.
Mahmut Makal, Türkiye’deki tarihsel-toplumsal çatışmayı çok güzel şekilde anlatmıştır. Bizim Köy adlı eserinden de
anlaşılacağı gibi bir zamanlar öğretmen çocukları eğitirken, Kendi sorunlarından ziyade köylünün eğitim ve sağlık sorunlarıyla yakından ilgileniyordu.
Kısacası, sağlıktan eğitime, ziraattan inşaata bir bilgi donanımına sahip olan öğretmen, laik, bilimsel, toplumcu, aydınlanmacı bakış açısını kademe kademe köylünün belleğine yerleştiriyordu ve köylüye her konuda bilgi aktarıyordu. Gündüzleri çocuklara, akşamları ise velilere okuma yazma dersleri veriyordu.
Ödev verdiği öğrencilerini geceleri ev ev dolaşıp öğrencilerin ders çalışıp çalışmadıklarını kontrol ediyordu.
Bu kontrol mekanizması öğrenciler üzerinde bir etki yapmıştı. Akşam olunca öğretmen kontrole gelecek diye, verilen ödeve çalışıyorlardı.
Sabahları karşı köyden gelen eğitmenimiz Zeki Hoca vardı. Elinde sefer tası, kafasında kasketi, kısa boylu, çatık kaşlı biriydi.
Her davranışından zeki olduğunu sezdiriyordu.
Bir öğrenciye baktığında, o anki psikolojisini anlıyordu.
Köye nasıl faydası olacağını düşünüyordu. Bazı zamanlar ev ev dolaşıp okula gönderilmeyen kız çocuklarını elinden tutup zorla okula kayıt ediyordu. 1975 yılında Türkiye’ de okuma yazma oranı %48,3 tür.
Günümüzde baktığımızda ise Türkiye'de istatistiklere göre 6 yaş ve üstü 64 milyon 241 bin 226 kişilik nüfusun 4 milyon 930 bin 12'si hala okuma yazma bilmiyor. Oranın yüzde 79.98'i ise kadın..Türkiye nüfusu 2008 yılı sonu itibariyle geçen yıla oranla binde 13,1 artarak 70 milyon 586 bin 256 kişiden 71 milyon 517 bin 100 kişiye yükseldi.Bunun 35 milyon 901 bin 154’ünü erkek, 35 milyon 615 bin 946’sını kadınlar oluşturuyor. 82 yılda 75
Milyonluk nüfusun eğitim ortalaması 4. sınıftan terk. İsterdim ki Dünya ülkeleri ortalamasında eğitim ortalamamız üniversite olsun.
Özellikle kadınlarımız tüm eğitim ve öğretim olanaklarından faydalansınlar.
Kadını eğitimli olan toplumlar her zaman bir adım daha öndedirler. Tabii Öğretmenlerimiz sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel alanda daha çağdaş, daha demokratik bir eğitim anlayışıyla, ülkemizi daha ileriye götürecek bir bilgi donanımıyla geleceğimizi aydınlatsınlar.
Bu vesileyle 24 kasım Öğretmenler gününü kutlar, tüm eğitim ve bilim emekçilerine saygılarımı sunarım.
Zafer Yakut
Değerli yazın dostları, Şair ve Yazar Göksu' nun Köy Enstitüleri ile ilgili bir şiirini aşağıya aktarıyorum.
KÖY ENSTİTÜLERİ
Köy enstitüleri deyince
Aklıma,
Yeşeren tarlalar gelir.
Sevgi, barış , kardeşlik
Ve aydınlık sabahlar gelir.
Yaparak, yaşayarak öğrenme
Alın teri ve özgürlük gelir.
Köy enstitüleri deyince
Aklıma,
uçsuz bucaksız ormanlar,
Boydan boya işlenmiş
Topraklar gelir.
Ey yurdumun adsız kahramanları!
İşleyen elleri,
Kafa ve bilekleri.
Ey yurdumun silahsız orduları!
Eğitim ordusu,
Hamidiye, Mahmudiye
Kızılçullu ve kepirtepe.
Yeşeren bozkırlar,
Boydan boya tarlalar,
Köy enstitüleri deyince
Aklıma,
Aç , yoksul çocuklar gelir.
Köy enstitüleri deyince
Aklıma ,
aydınlığa çevrilmiş gözler gelir.
GÖKSU (Gül Yakut)
