













Yaşanan ekonomik kriz ve piyasalardaki deprem nedeniyle 2008 yılı tarihe geçecek. Yeni yıl ise daha çok krizin yaralarının tamir edilmeye çalışıldığı bir yıl olacak. Küresel Ekonomik krizin üssü ABD’de yeni başkan Obama verimli bir ekonomik politika benimserse, piyasalar, dibi yılın ilk yarısında görüp, hızlı bir yükselişe geçebilir. 2008 yılı tüm dünya için zorlu geçti. Darbe almamış olan ülke ve tüccar çok az. Bu darbelerin bazıları az, bazıları çok hasara neden oldu. Etkileri yeni yılda da hissedilecek. Yeni yılın neler getireceğini tam olarak kestirmek hayli zor. Belki de söylenebilecek en önemli şeyin; 2009’un Küresel Resesyonla Mücadele Yılı olacağıdır.
2008’in hem ekonomik hem de hayallerde meydana getirmiş olduğu yıkım o kadar büyük ki, tamiri kısa zamanda olamayacak. Yaşanan travmaların etkisi; kolay kolay silinmeyecek gibi. ABD’nin tercihi, yılın nasıl geçeceğini belirleyecek. Eğer ABD Sorunun kaynağına inmeden; bu yıl olduğu gibi; geçici çözümlerle idare etmeye çalışırlarsa, önümüzdeki yıl da yine sancılı geçecektir. Yok eğer Obama cesur davranıp; iyi ile kötüyü birbirinden ayırıp, iyilerle yoluna devam edecek olursa; yani gerçek tedaviyi benimserse krizin en derin noktasını ilk çeyrekte; bilemediniz en fazla ikinci çeyrekte görüp, hızlı bir yükselişe geçebilir
Ülkemiz ile ilgili 2009 beklentilerine gelince. Bir kere yüzde 4’lük büyüme hedefi hayal olarak kalacaktır. Komşumuz Rusya; ilk çeyrekte devalüasyonu hızlandırmazsa; Türkiye önemli bir ticari partneriyle olan hacmini kaybedebilir. AB ülkelerinde resesyonun uzaması Türk ihracatçılarının işini oldukça zorlaştıracaktır. Türk ihracatçıları; uluslararası navlun fiyatlarındaki rekor düşüşlerden sonra; Çin’in sert rekabetini her alanda ve her piyasada enselerinde hissedecekler. Bu sadece ihracatta değil ülkemiz piyasalarında bile… Yerel seçimlerden çok önce muhtemelen Ocak ortalarında IMF ile anlaşma imzalanacak, Ancak bu anlaşma tek başına bir çözüm olamayacaktır. Anlaşma sonrasında piyasalarda kısa süreli bir bahar havası yaşansa bile, hemen ardından dünyanın ve global piyasaların gerçekleri ile yüzyüze kalacaktır.
Döviz piyasalarına gelince G-7 Bölgesi faizlerini sıfıra gerilerken, Merkez Bankası da gecelik faizleri en az 0,75 baz puan daha indirir. Ve Türk Hazine bonoları gözde yatırım aracı olmaya devam eder. Faiz indirimleri kurları; dünyadaki gelişmelerden daha az etkileyecektir. Dolar/YTL kurlarının ama şu ama bu sebeple; 1.75’lerin üzerine geçilmesi durumunda; 2.00’lerin üzerine çıkabilir. Ancak makul olan 1,45-1,75 aralığıdır. Dünyada yeni dipler görülürken; İMKB’de Yeni dipler görüldükten sonra; üçüncü veya dördüncü çeyrekte 39.000 seviyeleri test edilirse, kimseyi şaşırtmasın.
Dünya borsalarında ve İMKB’de Artık dipler ilk çeyrekte görülür ve yükseliş trendine geçer diye ümit ediyorum. Dolar, Euro karşısında yılın ilk yarısında; 1.15-1.20 aralığına kadar değer kazanabilir, ardından 1.40-1.50 seviyesinin üzerine çıkar. 2009’da yeni rekor zor. Hasılı 2009 yılı yaraları tedavi etme yılı olacaktır.
Mutlu bir yıl dileğiyle…
Muhabbetle Kalın…
REFAH-KRIZ