













Yılın sonu geldi yine. 2009 bitti 2010 geliyor. Bizim için yılın sonu olmasından öte bir anlam ifade etmiyor ama takvim değişikliği elbette günlük hayatımızı etkiliyor.
Yeni yıl
Ya da diğer adı ile yılbaşı kutlaması,
Katolik ya da Protestanların
İnançları gereği kutladıkları
Ve önemsedikleri dini bayramları.
Güzel yurdumuza ticari menfaatler sebebi ile yerleşmiş olan bu kültür münasebeti ile bir güzel kullanıldıklarını da fark edemeyen sevgili halkımız da maalesef ne kutladıklarını bile bilmeden hatta nasıl kutlanacağını dahi bilmeden, her sene aynı muammanın içine dalmaya devam ediyorlar.
Hıristiyan vatandaşların, İsa'nın doğum günü ile yani 24 Aralık'ta başlayan Noel bayramları, yılbaşı gecesi ile son buluyor. Onlar takvim değişikliğini değil, Peygamberlerinin ya da tanrılarının doğum anını kutluyorlar. Hediyeleşip, yeni kıyafetler alıyorlar, ailece bir araya geliyorlar, yemekler yiyorlar, birbirlerine ikramda bulunuyorlar. Bayramlaşıyorlar. Kültürlerini yaşatıyorlar.
Bizde ki yılbaşı anlayışı ise, sokaklara çıkıp, diskolara barlara doluşup, deli gibi içmek, sarhoş olup taşkınlık yapmak, nedenini bilmedikleri halde kıpkırmızı donatılmış çarşıdan, pazardan kırmızı olan ne varsa almak, popülist bir söylem gibi gelse de öyle olmadığını bildiğimiz kapitalist sistem! yılbaşı promosyonu ile yapılan kampanyalardan olabildiğince faydalanıp bol taksitli alışverişler yapmak, hiçbir şey yapamazsa evde pijama terlik oturup, Tv'de banttan yayınlanan eğlence programlarını izlemek. İzlediğimiz kanalda dansöz varsa ne ala!
Altın kural ise;
Yılbaşı kutlamasını,
Modern ve çağdaş olmakla eşleştirmek.
Bu takvim değişikliği önemsenecekse bile daha usturuplu, daha akla, mantığa sığar davranış şekilleri sergilenerek önemsense daha güzel olmaz mı acaba?
Uzun lafın kısası, 31 Aralık akşamı, iki ayrı kutlama biçimi olacak yine bu ülkede!
*Dini bayramı olan
Gayrimüslim vatandaşların kutlaması
*Ve kendi kültürü ile batı kültürü arasında sıkışıp, erozyona uğramış Suni vatandaşların yılbaşı kutlaması.
İzleyin bakalım haberlerde, kimin kutlama şekli, utandıran görüntülerle haber olacak ekranlarda?
Bir gazete geçenlerde TV dizileri içini EN olayına gitmiş.2009 un EN dizileri sahneleri, oyuncuları, dekorları, senaryoları, diyalogları falan dikkatimi çeken EN kısmı;
YILIN EN UNUTULMAYAN SEVİŞME SAHNESİ : Aşk-ı Memnu'daki Bihter ve Behlül'ün kış bahçesindeki sevişmeleri.
YILIN EN ÇOK KONUŞULAN DEKORU: Sevişme sahnesinde Bihter ve Behlül'ün arasına konulan yastık.
Bir gariplik yok mu sizce bu EN olayında? Bilhassa Aşk-ı Memnu’da…
Ama en sağlamı benim beğendiğim EN kısmı işte burada;
YILIN MONOLOĞU: Ramiz Dayı, Ezel'e hitaben söylüyor:
"Değişmek zordur yeğenim, ama bazen aynı adam olmak daha zordur."
"Sevdiğine sadık kalan kendinden vazgeçebilen adamdır."
"Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur."
"Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin.... Unutursun."
2009 gitti kaldı 2010…
yılbaşı kutlamaları
turuva atı misali
Bende katılmıyorum