Yılmaz Özdil
yozdil@hurriyet.com.tr
14’üncü dev
12 Eylül 2010 Pazar 09:10
Yarı final maçı henüz oynanmadan yazıyorum bu satırları... Çünkü,
yenseler de, yenilseler de, tarihe geçtiler, rüyamızda bile
göremeyeceğimiz seviyeye çıktılar, gururumuz oldular.
*
12 dev adam...
13’üncü Tanjeviç.
*
Peki ya, 14’üncü dev?
*
Tek
tek hepsini yazmak isterdim, yerimiz dar... Kaptan’ı yazayım, Hidayet
Türkoğlu’nu... Gariban bi ailenin çocuğuyken, NBA’e gitmeyi başaran,
dolar milyoneri olan, şımarmayan, aksine, ismi büyüdükçe ego’su küçülen,
takım arkadaşlarına “kardeşim” diye hitap eden, savaşçı ruhuna rağmen
gerek kalmadıkça başrole çıkmayan, geri planda duran, arkadaşlarını
yücelten, iyi yürekli, çok iyi aile babası... Zeki, çevik, ahlaklı; onur
duyuyoruz onunla.
*
Kim keşfetti Hidayet’i?
Kim yetiştirdi?
Kimdir borçlu olduğumuz insan?
Kimdir 14’üncü dev?
*
Kemal ile Leyla...
*
Başlayalım anlatmaya...
*
Özel
Çavuşoğlu Koleji vardı İstanbul’da, efsaneydi, ekonomik kriz nedeniyle
battı, kapandı, trajedisi bununla bitmedi, sahibi taa Nijerya’da trafik
kazasında hayatını kaybetti. Kolej’in en önemli özelliği, spordu...
Yetenekli çocukları toplayıp, ABD’de olduğu gibi eğitim bursu veriyor,
bedava okutuyordu... Kemal Çalışkan, bu Kolej’in basketbol antrenörüydü.
*
İstanbul’un
tüm ilkokullarını taramış, 10-11 yaşındaki birbirinden pırıltılı 12
çocuğu seçmiş, aileleriyle konuşmuş, ikna etmiş, Kolej’e yazdırmıştı
Kemal... Biri Hidayet’ti. Hatta biri de Kerem Tunçeri’ydi. Şu anda 2
metre 8 santim ve 100 kiloluk bir dev olan Hidayet, o zamanlar 1.78 ve
cılızdı. Ham mermeri şaheser heykele dönüştürür gibi işledi Hidayet’i
Kemal... NBA koçlarını bile hayrete düşüren, 2 metrenin üstündeki boyuna
rağmen oyun kurucu gibi top sürme becerisini Kemal’den öğrendi
Hidayet... Aklını kullanmayı, pozisyon almayı, doğru zamanda doğru yerde
durmayı, liderliği, Kemal Koç’tan öğrendi; stilini o şekillendirdi.
*
Tabii
diğer çocukların da... Türkiye’de rakip tanımadılar, iki defa dünya
finali oynadılar, Liselerarası Dünya Şampiyonu oldular. Ardından,
Hidayet henüz 16 yaşındayken, komple Efes Pilsen’e geçtiler, Avrupa’ya
damga vurdular; Hidayet yıktı duvarları NBA’e gitti.
*
Adana
doğumlu Kemal Çalışkan... Annesi, İncirlik’te görevli Amerikalı’ydı,
babası Türk... Ama babası, bir başkasıyla evliydi. Yani, evlilik dışı
çocuktu. Annesinin görev süresi bitti, ABD’ye dönerken, babası vermedi
onu... Üstelik, evlilik dışı çocuk olduğu için, babasının ailesi de
istemiyordu Kemal’i... Yatılı okula verdiler. İlkokuldayken, annesi
vefat etti, anneannesiyle dedesi geldi, “Lütfen verin bize” diye
yalvardılar, kadere bak, gene vermedi babası... Alakasız bi aileye
evlatlık verdi iyi mi! Kemal’i evlatlık alan aile, tam cennetlikti, çok
iyi büyüttüler, çok iyi davrandılar, nüfuslarına aldılar, öğretmen
yaptılar.
*
Dramı bundan ibaret değildi Kemal’in... İçinde bir “kadın” yaşıyordu.
*
“Eşcinsel
değildim” diyor, “Kadındım, öyle hissediyordum, erkek gibiymiş gibi
yapmak istemiyordum, ahdım vardı, erkek olarak ölmeyecektim.”
*
Çocukluğundan beri hissettiği kimliğine, 22 yaşında kavuştu. Ameliyat oldu, kadın oldu.
*
Leyla adını aldı.
Leyla Çalışkan oldu.
*
Tabii
burası Türkiye... Cinsel tercihi nedeniyle zulme uğradı, işinden
atıldı, horlandı, dışlandı, aylarca işsiz, parasız, ekmeksiz kaldı;
namusundan ödün vermedi.
*
Ama, burası da Türkiye... Hak yerini
buldu, dangozların alkol malkol diye yasaklamaya çalıştığı Efes Pilsen,
kapılarını açtı, çağırdı, gel işinin başına geç... Altyapıyı teslim
etti.
*
Öbür gizli kahramanlar darılmasın, Türkiye’nin en önemli
altyapı antrenörü, Türkiye’nin en öngörülü yetenek avcısıdır Leyla...
Ve, bugün aktif şekilde Hidayet’ler yetiştiriyor hâlâ.
*
“O
olmasaydı, bu mevkiye gelemezdim” diyor Hidayet... “Başarımı ona
borçluyum, başta ben, milli takımın pek çok sporcusunun üzerinde
inanılmaz emeği vardır.”
*
Tanımıyorsunuz Leyla’yı, normal...
Şöhret merakı yok çünkü... Televizyonlardan gelen teklifleri kabul
etmiyor, dizi teklifleri var, reddediyor. Huzurlu, mütevazı bir yaşam
sürüyor.
*
Sadece işini yapıyor...
Memlekete hizmet ediyor.
*
14’üncü dev o.
*
Sen istemesen de, Türkiye kiminle gurur duyacağını bilsin istedim Leyla...
*
Diş geçiremedikleri kadınları yaratık, konsomatris diye aşağılayarak, erkek olduklarını zanneden tipler okusun istedim.
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...