Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Burhan Kale
mavi264@mynet.com
12 Eylül!
17 Eylül 2008 Çarşamba 13:01

12 Eylül 1980…

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde askerin idareye üçüncü müdahalesi ile Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümet görevden alındı, Meclis lağvedildi…

Türkiye’nin yeniden inşa edildiği bir askeri dönem başladı.

Siyasal partiler lağvedildi, parti liderleri gözetim altında tutularak, sonrasında yargılandı.

Nedenlerine gelince; siyaset bitmiş, ekonomi sıfır “70 cente muhtaç”lık durumlar, şiddet olayları ki siyasi cinayetlerin sayısı her gün 30 civarındaydı.

O tarihte, henüz 10 yaşındayım ve Kayseri’de yaşıyorum.

İlkokula gidiyorum. Hafta içi olmalı ki okula giderken asker amcalar eve dönmemi söylediler. Tatil olduğu için sevindim tabii.

Asker amcaların üniformaları çok hoşuma gitti. Ben de asker olmak istiyorum.

Ortaokul ve liseyi 1981-1987 yılları arasında yatılı okulda okudum. Askeri yönetimin etkisi vardı ki yurt öğrencileri gece uykusundan kaldırılıp yurt binasının dışına çıkarılmıştık. Askerler iki yana dizilmişlerdi. Bizleri kaldığımız odalara göre içeri almışlardı. Acaba ne arıyorlardı. Odama girdiğimde elbise ve kitaplarımın olduğu dolabımın darmadağın olduğunu görmüştüm. Askerlerin başında bulunan komutan bir oda arkadaşımın dolabından bulduğu bir kitabı elinde sallayarak “Bu ne lan….” ile başlayan “Cumhuriyeti yıkmaya mı çalışıyorsunuz” diye biten bir konuşma yapmıştı…Odadan çıkarken bize dönüp göz kırparak gülen askerin o sevimli yüz ifadesi hala aklımdadır…

Sahi o kitap neydi…Merakla baktık…”Son Devrin Din Mazlumları” isimli bir kitap…

Üniversiteye kadar bizim neslimize siyasetin kötülüğü, insanları birbirine düşüren ve memleket için kötü olan bir şey olduğu, 12 Eylül’ün etkisi ile olsa gerek, empoze edildi.

Üniversiteye başlayınca bu duruma “depolitizasyon” denildiğini ve literatürde bir yeri olduğunu öğrendim…

Demek 12 Eylül’ün bir toplum mühendisliği yönü de mevcutmuş…

Kim bilir nice iyi siyaset adamı olabilecek, adam olacak çocukların, darbe yapmakla yolunu kesmişlerdir…Günümüz siyasilerine bakınca netekim kendileri de “Keşke bu milleti siyasetten bu kadar soğutmasaydık” diyorlardır belki de…

Dönemin siyaset aktörlerinden Süleyman Demirel’in 11 Eylül’de akan kan 12 Eylül’de nasıl durduğunu sorduğu ve cevap istediği ile ilgili yazılar okudum… Fakat 12 Eylül’de akan kanın durmadığı ile ilgili yazılar da çıktı basında…

Kim doğru söylüyor acaba...     

 

Mesela;

12 Eylül Dönemi’nde 650.000 kişi göz altına alınmış ve gazeteler 300 gün yayın yapamamış…

Böyle bir dönemi arzulayanlar da olabilir…Olduğunu da gördük...

Fakat katılımcı demokrasiye inanan ve çözümleri millette arayanlar her zaman galip gelecektir…

Doğru, askerimiz üzerinden siyaset yapılmasın fakat askerimiz de siyasete müdahil olmasın…

Olmamalı…      

Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANKET
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz?
Okul Sütü Projesini Doğru Buluyor musunuz? anketi
Oylamaya Katıl »
» RSS
| Copyright © 2008 haberajans.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR