













Milli Güvenlik Kurulu eski Genel Sekreteri Em. Orgeneral Tuncer Kılınç, eski 2. Ordu Komutanı Em. Orgeneral Kemal Yavuz ve YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 39 kişi 7 Ocak günü gözaltına alındı. Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun ise evi arandı.
Daha da önemlisi Ankara’da, Atatürk Evi’nin bahçesinde, “Ergenekon Terör Örgütü’nün silahları” arandı. Operasyonu yapanların “Atatürk” ve “terör” sözcüklerini yan yana getirmeye özen gösterdikleri anlaşılıyor.
Tam bir buçuk yıldır Türkiye, Ergenekon Operasyonunu konuşuyor. Özellikle İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in gözaltına alınmasından sonra, tertip bütün yönleriyle tartışılmaya başlandı.
Sayın Perinçek’in tutukevi’nde yazdığı “Gladyo ve Ergenekon” kitabı, olup bitenleri anlamak bakımından son derece önemli bir başucu kitabıdır.
Bütün bunlara ek olarak son tutuklama dalgasından sonra gene de bir özet değerlendirmeye ihtiyaç vardır.
AMERİKAN OPERASYONU
Artık bütün çıplaklığı ile orta yerde olan bir gerçektir ki, bu bir Amerikan operasyonudur. Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirme yolunda bir operasyon. Yani söz konusu olan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağıdır.
Türkiye’de bu Projenin uygulanmasına engel olabilecek kuvvetleri tasfiye etme veya “yola getirme” girişimidir gözlerimizin önünde icra edilen.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Amerika’nın henüz kontrol altına alamadığı en önemli kuvvet. Önce bu kuvvetin “hizaya getirilmesi” gerekiyor.
Bu amaca yönelik sistemli bir plan adım adım uygulamadadır. En başta kimsenin ses çıkarmayacağı isimlerden başladılar. Yoğun bir propagandanın ardından kamuoyunda “acaba” soruları yaratmayı başardılar.
Ardından iki emekli Orgeneral’e geldi sıra. Sayın Eruygur ADD’nin Genel Başkanıydı. Sayın Tolon ise Cumhuriyet mitinglerinin örgütlenmesinde aktif görev almıştı.
Şimdi bir adım daha ileri gittiler. Orgenerallerin yanı sıra muvazzaf subaylar da var tutuklananlar içinde. Sonuçta durmadan tekmelenen bir TSK görüntüsü ortaya çıkmıştır.
Eli kolu bağlanmış ve kendini savunmaktan aciz bir TSK.
Hedef budur. Ve bu yolda küçümsenmeyecek bir mesafenin alındığından kuşku yoktur.
İşçi Partisi ise Amerika’nın planlarına en kararlı şekilde karşı çıkan ve Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmazdan çıkış konusunda çözümleri olan biricik siyasi güç olduğu için hedef oldu ve olmaya devam ediyor.
İNTİKAM OPERASYONU
Sabih Kanadoğlu ve Kemal Gürüz gibi isimlere karşı yapılan operasyonların ise simgesel bir önemi bulunmaktadır. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi ile tasfiye edilmiş olan kuvvetler, iktidarı ele geçirmişlerdir ve Atatürk Türkiye’sinin simge isimlerini gözaltına alarak ve tutuklayarak bütün Türkiye’ye ve Dünyaya bir mesaj vermektedirler.
Tıpkı Atatürk evi’nde terör örgütü silahı aramak gibi…
Kısacası Atatürk’ün Türkiye’si tasfiye edilmektedir.
Bir intikam operasyonu ile karşı karşıyayız.
ERGENEKON; FİLİSTİN
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırı ile Türkiye icra edilen Ergenekon Operasyonu aynı merkezden yönetilmektedir. Aynı amaca yöneliktir, aralarında bir bütünlük vardır.
Ergenekon Operasyonu, Amerika’nın Türkiye’deki karşıtlarını hedef almıştır. Gazze saldırısı ise Büyük Ortadoğu Projesinin en önemli ayaklarından biri olan İsrail’in, önündeki Filistin engelini temizlemeye yöneliktir.
Bundan dolayı Gazze’ye saldıran Siyonistler ile Türkiye’nin milli güçlerine saldıranlar aynı cephededirler.
Öte yandan son operasyon ile İsrail’e en büyük yardım yapılmış oldu. Bir gün önce İsrail’in vahşetini konuşan Türkiye, ertesi gün İsrail’i unuttu ve Ergenekon’u konuşmaya başladı.
KUKLA DEVLET
Antiemperyalist güçler Türkiye’de tutuklamalara maruz kalırken, diğer yandan ülkemizi çok yakından ilgilendiren Kukla Devlet planı adım adım yürümektedir.
Kuzey Irak’ta kurulmuş olan Kukla Devletin Türkiye’ye kabul ettirilmesi aşamasının geride kaldığını söyleyebiliriz. Şimdi hedef Kukla Devleti Türkiye’ye doğru genişletmektir.
Osman Baydemir; Diyarbakır’da yaptığı konuşmada ‘Bu toprakların Kürdistan olduğunu da kabul edecekler” diyerek hangi aşamaya gelmiş olduğumuzu özetledi.
Öğreticidir. Osman Baydemir’in bu açıklamaları fütursuzca yapmasının hemen ardından, Türk Ordusu’nun ülke bütünlüğü için en önde mücadele eden komutanları gözaltına alındı.
Bu tablo Ergenekon Operasyonu’nun hedefinin ne olduğunu çarpıcı bir şekilde bize gösteriyor.
Ve aynı zamanda Büyük Ortadoğu Projesinin bölgemizdeki üçüncü ayağını gözler önüne seriyor.
GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK
10. Dalga aynı zamanda önemli bir zamanlamayla sahneye kondu.
Silivri’deki yargılamalar tertibi bütün yönleriyle gözler önüne serdi. 19 Ocak günü ise Doğu Perinçek savunma yapacak.
Yani tertibin ipliği pazara çıkacak.
Perinçek’in sorgusunun öncesinde yapılan tutuklamalar bir yanıyla da gündemi değiştirmeye yöneliktir. Kamuoyunun dikkati, Perinçek’in söyleyeceklerinden, yeni tutuklamalara çekilmek istenmektedir.
Ama çırpınışlar boşuna. Ölüme çare yok. Amerika; projeleri ve işbirlikçileri ile birlikte tarihe havale edilecektir.
Düşünüyorum da...
.......
DARBE