













Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Türkiye'nin, 7 yılı
aşkın süredir, tek başına iktidar gücünü israf eden, huzur, refah ve
kalkınma bekleyen milletin bekasına musallat olan bir yönetim
çaresizliği ile yüz yüze olduğunu ileri sürdü. ''AKP zihniyetinin
serseri bir mayın gibi devlet ve toplum hayatımızda yapmakta olduğu
tahribat her geçen
gün ağırlaşmaktadır'' diyen Bahçeli, Türk milletinin her alanda
çözümsüzlüğün içine itildiğini, AK Parti iktidarının maddi ve manevi
tahribatından etkilenmeyen, hasar görmeyen hiçbir kurum, değer ve
kimsenin kalmadığını öne sürdü.
''Ülkeyi puslu ve karanlık bir yola sokarak uçurumun kenarına kadar
sürükleyen zihniyet sahiplerinin, Türk milletinin üzerine bir kabus gibi
çöktüğünü'' ifade eden Bahçeli, bugün, Hükümetin, hiçbir sorun
karşısında direnecek, çözecek ne gücünün ne ahlakının ne anlayışının ne
de niyetinin kaldığını iddia etti. Türkiye'nin bu yükü taşımaya artık
tahammülünün kalmadığını, bıçağın kemiğe çoktan dayandığını belirten
Bahçeli, ''Bütün bu hastalıklı yapıdan kurtulmak için tek çare
seçime giderek,
milletin hakemliğine başvurmaktır. Türk milleti için hesaplaşma günü
yaklaştı, Başbakan Erdoğan ne kadar direnirse dirensin, Türkiye seçim
iklimine girdi. Milli iradenin şamarı, ar ve haya duygusunu, vicdan ve
insafını kaybetmiş olanların yüzünde mutlaka patlayacaktır'' diye
konuştu.
'TOPLUMUN AHENGİ BOZULDU''
Bahçeli, yaşanan gerilimler ve şahit olunan hukuki gelişmeler
le,
devletin ve toplumun ahenginin tamamen bozulduğunu, milleti ve devleti
bir arada tutan dengelerin temelden sarsıldığını ileri sürdü.
Adalet, emniyet, ordu, üniversite gibi temel kurumların birbirine
düşürüldüğünü, bu kurumların kendi iç bünyelerinde keskin ayrılıklar ve
tartışmalar yaşandığını ifade eden Bahçeli, ''Devam eden hukuki süreçler
bile kutuplaşmanın malzemesi haline getirilmiş, müesseseler arasındaki
uyumsuzluk meydan okumaya kadar dönüşmüştür. Türkiye tıpkı bir savaştan,
çıkmış yorgun, bezgin ve çıkış arayan bir yenilmiş devletin
sancılarını, arayışlarını ve bunalımını yaşamaktadır'' diye konuştu.
Kurumlar arasındaki yapısal sorunların bugünün meselesi olmadığına da
dikkati çeken Bahçeli, ''Ne var ki bugün karşımıza tam yıkım olarak
çıkmış olmasının nedeni, bu sorunları tedavi etmek yerine kangrene
dönüştüren, dünde kalmış kinlerini bugüne taşıyan intikamcı bir
Hükümetin varlığından kaynaklanmaktadır'' iddiasında bulundu.
Bahçeli, her seçim yaklaştıkça AK Parti'nin, sahte bir mağduriyet
üzerine inşa edilen gerilim stratejisi sahnelediğini, içi boş bir
demokrasi savunmasıyla sözde darbe karşıtlığına oynadığını ileri sürdü.
Toplumun her kesimine, devletin her kurumuna açık çağrılarının
bulunduğunu dile getiren Bahçeli, yaşanan gerilim ve çatışmanın yanısıra
çözümün de taraflarından birinin kuşkusuz adalet kurumu olduğunu
söyledi. Bahçeli, ''Herkes hukuka inanmalı tecelli edecek sonuçlara rıza
göstermelidir. Eğer birlikte yaşamak ve mülkü temeliyle birlikte
korumak istiyorsak önümüzde başka bir seçenek yoktur'' dedi.
"Devlet
Zirvesi' düzenlemelidir"
''Sorun devletin bekasını etkileyecek, rejimin güvenliğin zedeleyecek
boyuttadır. Bu itibarla devleti teşekkül ettiren Cumhurbaşkanı, TBMM
Başkanı, Başbakan, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay
Başkanı ile gerek görülecek diğer yöneticilerin katılımıyla 'Devlet
Zirvesi' düzenlemelidir''diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu toplantı sonucunda toplumun ihtiyacı olan huzur ve güvenin tesis
edileceğine dair sağlam güvenceleri içerecek bir mutabakatla 'irade
beyanı' kamu oyuna açıklanmalıdır. Bu konuda muhatap olan herkes tarih
ve millet önünde vebal altındadır ve sorumluluklarını yerine getirmekle
yükümlüdür. Önerdiğimiz bütün çözüm yolları ve yöntemleri, yalnızca
aktüel gündem üzerinde kalmamalı, yolsuzluklar, suistimaller,
kayırmalar, ahlaki çözülmeler gibi alanlarında tahkikatını kapsayacak
şekilde topyekun bir uzlaşma zemini tesis edilmelidir''
"Cumhuriyet,
demokrasi ve millet varlığının devamı"
Değişen topluma cevap verecek anayasalara ihtiyacın doğal olduğunu,
insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşmenin tesisinde yeni
bir toplum sözleşmesinin yapılmasında yararlar bulunduğunu belirten
Bahçeli, bu sözleşmeyi yaparken milletin ve devletin birliğinden,
bütünlüğünden ve yurdun her yanında yaşayan insanların bin yıllık
kardeşliğinden fedakarlık yapamayacaklarını söyledi.
''Bize göre, Cumhuriyet, demokrasi ve millet varlığının devamı,
birbiriyle çelişen ya da birbirinin alternatifi olan tercihler ve
kıymetler değildir, olmamalıdır'' diyen Bahçeli, bu değerlerin birini
yükseltirken, diğerini zayıflatmak anlayışına cevap vermelerinin söz
konusu olamayacağını belirtti.
Yeni bir anayasaya ya da anayasada değişikliklere ihtiyaç olduğunu
vurgulayan Bahçeli, anayasayı değiştirecek siyasi zeminin niteliği,
değişimin zamanlaması ve değiştirecek olanların liyakatine dikkati
çekti. Bugüne kadar millet yararına hiçbir adım atılmadığını,
dokunulmazlıkların kaldırılmasına yanaşılmadığını, Alevi sorunuyla
ilgili çözüm önerilerine aldırış edilmediğini, temiz toplum, temiz
siyaset ve temiz yönetim tekliflerinin reddedildiğini ifade eden
Bahçeli, şunları söyledi:
''Yaptığımız bütün tekliflere 'herkes işine baksın' diyerek kulağını
kapatmış bir siyaset anlayışının, anayasa değişiklik çağrılarına yetki
tazelemeden, seçime gitmeden destek olmamız mümkün değildir. Yeni bir
anayasayı hazırlamak, ancak yenilenmiş bir vicdan, aklanmış ahlak ve
tertemiz siyasi erdemin yapacağı ve sonuç alacağı bir girişim olmalıdır.
Anayasa, sicili bozuk, sabıkası kabarık, lekelenmiş zihniyetlerin
değiştireceği bir metin değildir.''
