Deniz Baykal
partisinin Malatya il kongresinde yaptığı konuşmada,
Türkiye'de temel değerlerin ve kavramların çok ciddi biçimde
sarsıldığını öne sürdü.
"Ermeni açılımı da Kürt açılımı da iflas
etmiştir"
Baykal, Ermenistan'la imzalanan protokollerin Meclis'ten çekilmesi
geektiğini söyledi; "Aksi takdirde Türkiye tecrit edilmiş olur" dedi.
Baykal, "Ermeni açılımı da Kürt açılımı da iflas etmiştir" diye konuştu.
Türkiye'de hukuka duyulan güvenin uygulamalar nedeniyle sarsıldığını
ifade eden Baykal, "Türkiye'de ekonomideki sorunları, sıkıntıları hep
beraber yaşıyor ve görüyoruz ama maalesef uzun bir süredir toplumumuzun
en temel değerleri ve kavramları çok ciddi bir şekilde sarsılmaktadır.
Yaşanan güvensizliğin, kaygının, umutsuzluğun altında, temel, kutsal
değerlere karşı izlenen sorumsuz politikalar, çok önemli bir yer
tutmaktadır. Hukuka güven güçlenmiş midir? Sarsılmış mıdır? Maalesef
hukuka duyulan güven, bu iktidarın uygulamalarından dolayı, işin içine
karışmasından dolayı çok ciddi ölçüde tahrip olmuştur. En büyük
hukuksuzluklar, adaletsizlikler bu dönemde yaşanmaktadır. Hukuka duyulan
saygı büyük ölçüde ortadan kalkmıştır"diye konuştu.
Habur'da yaşananları da hatırlatan Baykal, kurulan "çadır mahkemede
güya yargılanan PKK'lıların ellerini kollarını sallayarak geçişlerinin
sağlandığını" savundu.
Yapılacak girişler için "devletin Habur'a taşındığını" kaydeden Baykal,
şöyle devam etti:
"Bir süre önce Habur'dan PKK'lı teröristler Türkiye'ye giriş yaptılar.
Planlanmış bir girişti bu. Bu giriş sırasında Ankara'dan devletin
bürokratları, müsteşarları, müdürleri gitti. Adalet Bakanlığının,
İçişleri Bakanlığının müsteşarları gitti. Devlet oraya taşındı. Nereye?
Sınıra... Niçin? PKK'lılar gelecek, onları yargılamadan kanunu, hukuku
uygulamadan, yukarıdaki pazarlık doğrultusunda 'Türkiye'ye nasıl alırız'
onun hesabını yapmak için gittiler. Adamlar geldi, 'Biz PKK'lıyız.
Buraya Öcalan gönderdi. Pişman falan da değiliz. Elimizde de Öcalan'ın
mektubu var' dediler. 'Bu mektubu teslim edeceğiz' dediler. Kurulan,
seyyar mahkemede, kurulan çadır mahkemede güya yargılandı ve 'buyurunuz,
geçiniz' dediler. Ellerini, kollarını sallayarak içeri girdiler.
Malatya'da suç olan Habur'da olmayacak, böyle bir şey olabilir mi? Siz
bununla böyle oynarsanız devlette güven kalır mı arkadaşlar? İşler
çığırından çıkmaya başlamıştır. Türkiye bir kargaşanın çatışmanın içine
çekilmektedir."
Anayasa'nın
neresini
değiştireceksin?
Anayasa değişikliğine karşı çıkma nedenlerine vurgu yapan Baykal,
yargının bağımsız olmasının gerekliliğine işaret ederek şunları
kaydetti:
"(Anayasa'yı değiştireceğiz.) Ne yapacaksın? Anayasa'nın neresini
değiştireceksin? 'Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, yargıçlar benim
sözümü dinlemiyorlar. Bu demokraside olmaz. Demokraside Başbakan'ın
sözünü Anayasa Mahkemesi de Yargıtay da HSYK da dinleyecek. Dinlemiyor
kardeşim. Böyle demokrasi olur mu' diyor. Milli irade halkın oyuyla
parlamentoda oluşur. Parlamentodan hükümet çıkar ve bu memleketin de
bağımsız yargısı olur. Yani siyasetçiden talimat almayacak, emir ve
komutası içinde girmeyecek hukukun gereğini yapacak yargı organı olur.
Hükümet yanlış yaparsa bir vatandaşın arsasını haksız yere alırsa
vatandaş Danıştaya başvurur, Danıştay incelemesini yapar ve vatandaşın
hakkını korur. Kime karşı korur? Hükümete karşı korur. Onların derdinin
vatandaşın derdi olmadığını, onların derdinin kendileri, kendi dertleri
olduğunu bildiğimiz için dedik ki 'hayır bu Anayasa değişikliği olmaz.'
Diyorlar ki 'Avrupa'da politikacılar hakim, savcı seçiyorlar. Türkiye'de
biz de seçelim'. Peki, Avrupa'da politikacılar bir suçla itham
edildikleri zaman 'ben savcıya çıkmam, ben yargılanmam diyorlar m?
Hayır. Bu oyunu CHP bozma kararındadır. Bütün Türkiye'ye bu gerçekleri
anlatacağız."
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR