Kamuoyunda tartışma yaratan Tunceli konuşmasında dile getirdiği genel af
önerisinin çerçevesini Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’e şöyle çizdi: “Af
konusunun toplumsal barışa katkı yapabilmesi için önce şu koşulların
yerine gelmesi gerekir; PKK koşulsuz silah bırakmalı, sonrasında af
çıkabilmesi için toplumsal mutabakat sağlanmalıdır. Bu noktada tüm
siyasi partilerin önemi büyük. Herkes ‘Evet bu terör meselesi artık
bitti’ deme noktasına geldiğinde, huzur, beraberlik havası hâkim
olduğunda toplumsal mutabakatla çıkarılır. Toplum desteği mutlak surette
şarttır.”
Genel af önerisinden İmralı’da ömür boyu hapse mahkûm
olan terör örgütü lideri Öcalan’ın da yararlanacağı yönündeki iddiaları
da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Benim söylediklerimde affın Öcalan’ı da
kapsayacağı yönünde en ufak bir söz ya da ima yok. Bu yayınları, zor
durumdaki AKP’yi kurtarmak ve CHP’yi kötülemek için yaptıklarının
farkındayım. Ama bakın Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün bu
konudaki açıklaması yol göstericidir. Öcalan’ın böyle bir af kapsamına
alınmasının yasal olarak mümkün olmadığını anlatıyor. Ben de bu sözlere
katılıyorum” diye konuştu.
‘Korkmamak lazım’
Başbakan
Tayyip Erdoğan’ın önceki gece katıldığı televizyon programında af
konusunda kendisini eleştiren sözlerine de karşılık veren CHP lideri,
şunları söyledi: “Ben toplumsal uzlaşmanın bir parçası olacaksa, barış,
özgürlük, gelişmiş bir demokrasiye ulaşılacaksa, kardeş kanı akmayacaksa
aftan korkmamak lazım görüşündeyim. Onun için doğrudan yurttaşlara
sesleniyorum. Referandum sürecinden çok önce henüz lider değilken ben
bunu Batman’da da söyledim. Eski Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal da
söyledi. Bizim söylediklerimiz, Başbakan’ın ne olduğu belli olmayan
açılım projesinden çok daha net ve açıktır. Amacı da açılımdaki gibi
ayrışmayı değil, entegrasyonu sağlamaktır.”
İktidar partisinden
gelen “PKK’ye ‘Hayır’ dedirtmek için af önerdi” sözlerine de karşı çıkan
Kılıçdaroğlu, “Biz Başbakan gibi pazarlık yapmıyoruz, tüm
düşündüklerimizi herkesin önünde açıkça söylüyoruz. Bizim elimizde
devletin güvenlik, istihbarat güçleri yok. Başbakan meydanda farklı
kapalı kapılar arkasında farklı konuşuyor. Önce ‘görüşmedik’ dedi sonra
‘hükümet değil devlet görüşür’ dedi sonra da ‘istihbarat ve güvenlik
güçleri görüşüyor’ dendi” diye konuştu.
AKP’nin rahatsızlığı
Güneydoğu
turu sırasında kendisini protesto eden AKP’liler konusunda ise
Kılıçdaroğlu, “Benim o bölgeye gitmem AKP’yi ve yöneticilerini çok
rahatsız etti. Oradaki sömürü düzeninin acımasızlığını vurgulayacağımı
bildikleri için protesto ediyorlar. İstedikleri kadar protesto etsinler,
korkmuyoruz biz o halkın sağduyusuna güveniyoruz” görüşünü dile
getirdi.
Avcı ile görüşme
Fethullah Gülen
cemaatinin devlet içindeki etkisini konu eden Emniyet Müdürü Hanefi
Avcı ile yaptığı görüşmelere de açıklık getiren CHP lideri,
“Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nda kendisini dinledik. Saygın,
özgüveni olan bürokrat kimliğiyle dikkatimizi çekti. O toplantılarda
kayıt dışı da çok şey anlattı. O zaman teypler kapatıldı, cepler odadan
çıkarıldı. Ama o konuşmalarda hiç cemaat meselesi konuşulmadı” dedi.
Kılıçdaroğlu, Avcı’nın kitabıyla ilgili olarak, “Elinde çok sayıda belge
olduğu anlaşılıyor. Bakalım savcılar ne yapacak” dedi.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Yazılım & Tasarım & Teknik Destek : Mahmut ÖZDEMİR