













Selamlamanın ardından söz alan Baykal, ''Bugün Antalya'ya sizlerin karşısına önümüzdeki halk oyunda kullanacağım oyun ne olduğunu, kendi ağzımla sizlere ifade etmek için geldim. Bütün Antalyalı hemşehrilerimizi halk oylamasında ''hayır'' demeye davet etmek için geldim'' diye konuştu.
Baykal, referandumda kullanılacak
''hayır'' oyunun çok önemli olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Biliniz
ki, her 'hayır' oyu sizin için, aileniz için, çocuklarınız için daima
şeref madalyası gibi onurla hatırlanacak bir oy olacaktır. 'Hayır' oyu
kullandığınız için gelecekte Türkiye'nin karşısına çıkacak sorunlarda,
'evet ben o gün 'hayır' oyu kullanarak, bütün bunları görmüştüm, bütün
bunların sorumluluğunu hissetmiştim, Türkiye'yi bu sıkıntılardan
kurtarmak için o zaman üzerime düşen 'hayır' oyunu kullanmıştım' diye
iftihar edeceksiniz. Ama bugün 'evet' oyu kullananların büyük bir
kısmı, 'canım ben o oylamada 'hayır' oyu kullanmıştım' demeye
başlayacaklardır. Nasıl 12 Eylül'de yüzde 90 oyla anayasayı kabul
edipte, ona destek olan partilerin önde gelenleri, bugün o anayasaya
'hayır' demiştik diye sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyorlarsa bilin ki,
haftaya yapılacak oylamada 'evet' diyecek olanlar bunun vebalinden,
sorumluluğundan kurtulamayacaktır.''
Antalya olarak bu konuda en güzel sınavı verileceğine inandığını dile getiren Baykal, ''Sayın Genel Başkanımız aramızda, şimdi size bu konuda CHP'nin anlayışını bütün boyutları ile ortaya koyacak. Bu manzarayı sergileyerek, bu beraberliği ortaya koyarak CHP'nin tam bir birlik ve bütünlük içinde, tarihi sorumluluğunun bilincinde gerekeni yapmakta olduğunu, dosta düşmana göstermek istedik'' diyerek, sözlerini tamamladı.
Baykal'ın ardından söz alan Kılıçdaroğlu da konuşmasına, ''Milyonlarla sandığa gidip,milyonlarla 'hayır' demek için hazır mıyız'' diyerek başladı.
Başbakan'ın geçen günlerde Antalya'ya gelerek bir konuşma yaptığını anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan geçen gün Antalya'ya geldi, Antalyalılara sesleniyor, 'evinizde doğalgaz var memnunun musunuz' diye soruyor. Niye gülüyorsunuz, evlerinizde doğalgaz yok değil mi? Allah aşkına şu Başbakan'a bakın, şu sefalete bakın, şu zavallılığa bakın. Sayın Başbakan kaç kez Antalya'ya geldin, evlerde daha doğalgaz olmadığını öğrenemedin mi? Ve bu Başbakan ülkeyi yönetiyor, bir sor bakalım, bu Antalyalı kömür mü yakıyor, evinde doğalgaz mı var? O nedenle ders verin bu adamlara'' dedi.
Başbakan'ın bir televizyon programında Antalya'ya stadyum yapacağını, ancak yeni belediye başkanının engellediğini söylediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Ülke yönetiminden, Antalya'dan bu kadar habersiz bir Başbakan ülkeyi sağlıklı yönetebilir mi? Onun derdi stadyum değil, stadyumun yanındaki ticaret merkezi, oradan nasıl köşeyi dönebiliriz. Oraya stadın yapılmasını engelleyen, uygun görmeyen anakent belediye başkanımız değil, yargı kararı çıktı, talan düzenine karşı çıktı, dolayısıyla yargıya dil uzatan Recep Bey bilsin ki, talan düzenine ilk tokadı yargı attı, o tokadın sesi AKP'nin yanağında patladı'' diye konuştu.
Başbakan'ın ısrarla kendisinin meydanlarda Anayasa'dan bahsetmediğini dile getirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''12 Eylüllerde 12 Eylül anayasalarının tümüne 'hayır' demeyi kutsal bir görev'' kabul ettiğini söyledi.
Anayasa
değişikliğinin kabul edilmesi durumunda, yurttaşların otobüs, vapur
biletlerine zam yapılması durumunda idare mahkemesine başvuramayacağını
ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Allah aşkına
söyler misiniz, böyle bir düzen hangi demokrasi de vardır? Ben size
söyleyeyim, bu düzeni kurmak isteyen Recep Bey demokrasisi. Öyle
yapıyor ki kimse konuşmasın, vatandaş hak aramasın. Siz konuşmayın,
sizin yerinize Recep Bey konuşsun, sizin yerinize o yürüyecek, her şeyi
yapacak. Şimdi soruyorum, valileri, cumhurbaşkanını, meclis başkanını
tayin ediyorsun, dinleme işi yapan adamları tayin ediyorsun. Şimdi
diyor ki, bir şeyi atayamıyorum. Kimi? Yargıçları. Şimdi yargıçları
atayacağım, diyor. Yargıya müdahale edeceğim, yargıdan hesap soracağım,
diyor. Yargı benim istediğim gibi karar versin, yoksa yargı benim
ayağımdaki prangadır, diyor. Bunu söyleyen adamda demokrasi kültürü var
mıdır? Adaletin kantarı ile oynama Recep Bey. Gün gelir o kantar seni
de tartar. O zaman sen ne yapacaksın? Eğer bu Anayasa değişikliği kabul
görürse Türkiye'de yolsuzluklar meşrulaşacak, ihale yöntemi ile
yolsuzluk yapanlar artık anayasanın güvencesi altında olacaklar. Tıpkı
ihaleye fesat karıştıran milletvekilleri gibi, tıpkı hayali ihracatçı
milletvekilleri gibi, tıpkı kalpazan başbakan gibi, bunların tamamı
anayasal zırha kavuşmuş olacak.''
Edirne'den Hakkari'ye kadar bütün bilbordlarda
''evet'' yazdığını ifade eden Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bütün
televizyon kanallarında bunlar çıkıyorlar. Bugün bir kez bir
televizyon programına katıldım ama benden sonra iki AKP'li bakanı
çıkardılar, sözde dengeyi sağlayacaklarmış. Hangi dengeden bahsediyor
bunlar? Recep Bey konuşuyor bütün kanallar canlı veriyor. Medya baskı
altında, vatandaş baskı altında. Daha dün Bahçelievlerde 3 kadın
arkadaşımız bildiri dağıtıyor diye darp edildi, Antalya'da iki bayan
arkadaşımız bir geceyi nezarethanede geçirdi. Türkiye'nin her tarafında
'hayır' demek suç, 'evet' deme özgürlüğü var. Bu mudur demokrasi? Bu
mudur özgürlük? Ne yaparsa yapsınlar, hangi gücü kullanırsa
kullansınlar, karanlıktan aydınlığa çıkana kadar mücadelemizi
yapacağız, bizi hiç kimse yıldıramaz. Recep Bey de, onun yandaşları da
yıldıramaz. İstanbul'da miting yapıyoruz 10 binler katılıyor, yandaş
medyada bakıyorsunuz tek satır bile yok. Buradan sesleniyorum bütün
aydınlara, bütün sanatçılara, bütün işverenlere, bütün çiftçilere,
alınteriyle çalışan bütün işçi kardeşlerimize sesleniyorum, bu Anayasa
geçerse bir sabah aniden gözaltına alınabilirsiniz, aylarca içerde
kalırsınız, savcıyı şikayet edemezsiniz. Çünkü bu Anayasa ile Danıştaya
başvuru hakkınız elinizden alınıyor. Onun için 12 Eylüller uğursuzdur,
o 12 Eylül de uğursuzdu, bu 12 Eylül de uğursuzdur. 12 Eylülde, 12
Eylül anayasalarına 'hayır' diyeceğiz.''
Başbakana televizyon ekranında buluşma teklifini yineleyen Kılıçdaroğlu, ''Recep Bey televizyon kanalında benimle tartışmaya çıkabilir mi? Bende biliyorum çıkamaz, çıkması için mangal gibi yürek olması lazım onda'' dedi.
Bir politikacının halka doğruları söylemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın defalarca dokunulmazlıkları kaldırma sözünü verdiğini, ancak bu sözünü tutmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan millete niçin doğruları söylemiyorsun? Doğruları söylemediği için bunu cezalandırmamız gerekir ama demokratik yollarla, ama düzgün bir şekilde. Sandığa gideceğiz, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ve onun ördüğü çorabı, yani anayasayı sandığa gömeceğiz'' dedi.
Başbakan'ın ne söylediğini bilmediğini öne süren Kılıçdaroğlu, ''Ne dediğini bilmiyor, kimyası bozuldu. Önce boy tartışması başlattı, biz öyle bir şey söylemedik ama merak ediyorsa yüreğin varsa az önce söyledim, bir televizyon kanalında çıkarsın karşıma ben senin boyunu millete gösteririm'' diye konuştu.
Soy tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda anayasa tartışmalarının olduğu bir ortamda, soy tartışmasının gerekçesinin olamayacağını söyledi.
Başbakan'ın bir başka konuşmasında ''kumsalda yaşayanlar'' dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Yani sizler kumsalda yaşıyorsunuz, Recep Bey'e göre sizler vatandaş değilsiniz, yani sizler ayrıcalıklı insanlarsınız. Bütün kıyılarda yaşayan yurttaşlarıma sesleniyorum. Geçmişte hangi partiye oy vermişse versin, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan sizleri küçümsüyor, sizleri hor görüyor, izin vermeyin, 'hayır' deyin, dersini verin onun diyorum'' dedi.
İktidarın yeni bir fişleme yöntemi bulduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, bunun da miting alanlarında barkod uygulamasıyla yapıldığını, uygulamayla mitinglere kimin gelip kimin gelmediğinin tespit edildiğini iddia etti.
Miting alanındaki ''Küçük hırsız el feneriyle, büyük hırsız deniz feneriyle çalar'' pankartına atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, ''Zaten bunların görevi o. Recep Bey küçükken limon satarmış, su satarmış. Şimdi altın kaplamalı musluğu olan malikanelerde oturuyor. Antalya'da su satıp, limon satıp malikanede oturan var mı içinizde? Hesap vermek bir politikacı için onurlu görevdir, hesabını veremeyen bir politikacının yaptığı anayasa da doğru değildir, kendi mutfağında anayasa hazırlayıp millete dayatan zihniyette demokrasi yoktur'' diye konuştu.
Miting alanında KPSS ile ilgili sloganlara da atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, ''Bunların zamanında her şey oldu, her şeyi yaptılar. Bir şey istiyorum sizden, sandıklara sahip çıkacaksınız, yalancının talancının olduğu bir yerde oylarınızı çalabilirler, çünkü bunlara güven olmaz, bakın KPSS soruları çalındı, 'hiçbir şey yok ortada' diyorlar. Ne demek yok? Bunların iktidarında her şey çalınır, her yolsuzluk yapılır, alınterine düşman bunlar, aşınıza ekmeğine göz koyanlar bunlar, bunların anayasasına güvenmeyin'' dedi.
Kılıçdaroğlu, sözlerini ''Biz İnönülerin, Ecevitlerin, Deniz Baykalların inancını aldık, kültürünü aldık, halktan yana olacağız, halkın iktidarını kuracağız'' diye tamamladı.
Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından güvercin uçurdu.
Bu arada miting öncesi Onur Akın bir konser verdi.
